AKDENİZ İÇİN KIRMIZI ALARM

: Mersin Çevre Platformu ve DAÇE'den ortak "Mikroplastik" çağrısı! Mersin Çevre Platformu ve Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri (DAÇE), Akdeniz kıyılarında felaket boyutuna ulaşan mikroplastik kirliliğine karşı acil eylem çağrısında bulundu. "Yarın çok geç olabilir" vurgusu yapılan açıklamada, tüm yetkili kurumlar siyaset üstü bir anlayışla göreve davet edildi. Adana, Antalya, Hatay ve Mersin kıyılarında tırmanan mikroplastik ve nanoplastik kirliliği; sadece deniz canlılarını değil, tarımı, balıkçılı

AKDENİZ İÇİN KIRMIZI ALARM

: Mersin Çevre Platformu ve DAÇE'den ortak "Mikroplastik" çağrısı!

Mersin Çevre Platformu ve Doğu Akdeniz Çevre Dernekleri (DAÇE), Akdeniz kıyılarında felaket boyutuna ulaşan mikroplastik kirliliğine karşı acil eylem çağrısında bulundu. "Yarın çok geç olabilir" vurgusu yapılan açıklamada, tüm yetkili kurumlar siyaset üstü bir anlayışla göreve davet edildi.

Adana, Antalya, Hatay ve Mersin kıyılarında tırmanan mikroplastik ve nanoplastik kirliliği; sadece deniz canlılarını değil, tarımı, balıkçılığı, turizmi, gıda güvenliğini ve dolayısıyla doğrudan halk sağlığını tehdit eder boyuta ulaştı.

Soframızdaki Gizli Tehlike: Plastik ve Zehirli Kimyasallar

Çevre örgütleri tarafından yapılan ortak açıklamada, mikro ve nanoplastiklerin deniz ürünleri, sofra tuzu ve içme suları vasıtasıyla insan vücuduna kadar nüfuz ettiğine dikkat çekildi. Plastiklerin bünyesinde barındırdığı Fitalatlar, Bisfenol A (BPA), Kalıcı Organik Kirleticiler (POPs) ve ağır metallerin insan sağlığı üzerindeki yıkıcı etkileri şu sözlerle özetlendi:

"Bu kirleticiler hormon sistemini bozmakta, bağışıklık sistemini baskılamakta ve uzun vadede geri dönülemez ciddi sağlık riskleri yaratmaktadır. Sorun yalnızca denizdeki atıklar değil; plastik atıkların kontrolsüz bertarafı ve yasa dışı yakılması sonucu havaya karışan dioksin, furan ve karbonmonoksit de halk sağlığını doğrudan tehdit etmektedir."

"İthal Plastik Atık Süreci Yeniden Değerlendirilmeli"

Kirliliğin tek bir kaynağı olmadığını; sanayi tesisleri, yetersiz atık yönetimi, deniz taşımacılığı ve sınır aşan faktörlerin birleşimiyle tablonun ağırlaştığını belirten platform üyeleri, özellikle plastik atık ithalatına vurgu yaptı.

Çin’in plastik atık ithalatını kısıtlamasının ardından Türkiye’nin gelişmiş ülkelerden gelen atıklar için ana hedef noktalarından biri hâline geldiği hatırlatılırken, bu sürecin çevresel ve ekonomik risklerinin acilen yeniden gözden geçirilmesi gerektiği altı çizildi.

"Hiçbir Kurumun 'Benim Görevim Değil' Deme Lüksü Yok!"

Yaklaşık 10 yıl önce ODTÜ Deniz Bilimleri Enstitüsü tarafından Doğu Akdeniz’de yürütülen araştırmaların tehlikenin boyutunu o günlerden ortaya koyduğunu belirten DAÇE ve Mersin Çevre Platformu, bugün kirlilik düzeyinin vakit kaybetmeksizin yeniden ölçülmesi gerektiğini ifade etti.

Bakanlıklardan valiliklere, büyükşehir ve ilçe belediyelerinden milletvekillerine, üniversitelerden liman başkanlıklarına ve odalara kadar bölgedeki tüm aktörlere seslenen bildiride şu ifadelere yer verildi:

Düzenli İzleme ve Şeffaflık: Bölgede kapsamlı bilimsel araştırmalar derhal başlatılmalı, kirlilik düzeyleri düzenli olarak ölçülmeli ve veriler kamuoyuyla şeffafça paylaşılmalıdır.

Ortak Eylem Planı: Tüm kurumların katılımıyla acil bir Ortak Eylem Planı oluşturulmalıdır.

Kamu Görevi Vurgusu: Akdeniz'i korumak bir tercih değil, anayasal ve vicdani bir kamu görevidir. Hiçbir kurum sorumluluktan kaçamaz.

Açıklama, "Akdeniz hepimizin ortak mirasıdır. Yarın çok geç olabilir, Akdeniz’i korumak için bugün harekete geçelim!" çağrısıyla son buldu.

Ümit Dadük Sağaltıcı