“GEÇ KALAN ADALET ADALET DEĞİLDİR, GECİKEN ADALET ZULÜMDÜR!”

İlçemize bağlı Atatürk ve Yeşilada Mahalleleri arasında kurulan Beton Santralinin yaşam alanlarından kaldırılmasını isteyen mahalle sakinleri savcılığa suç duyurusunda bulundu. Samandağ Ekoloji Grubu Adına Mevlüd Oruç, Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan Suç duyurusu sonrası basına bilgi verdi. ORUÇ, verdiği bilgide “1.Hatay Valiliği yetkilileri 2.Samandağ Kaymakamlığı yetkilileri 3.Samandağ Belediyesi yetkilileri 4.Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı yetkilileri 5.HATSU Genel Müdürlüğü

“GEÇ KALAN ADALET ADALET DEĞİLDİR, GECİKEN ADALET ZULÜMDÜR!”

İlçemize bağlı Atatürk ve Yeşilada Mahalleleri arasında kurulan Beton Santralinin yaşam alanlarından kaldırılmasını isteyen mahalle sakinleri savcılığa suç duyurusunda bulundu. Samandağ Ekoloji Grubu Adına Mevlüd Oruç, Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığına yapılan Suç duyurusu sonrası basına bilgi verdi.

ORUÇ, verdiği bilgide “1.Hatay Valiliği yetkilileri

2.Samandağ Kaymakamlığı yetkilileri

3.Samandağ Belediyesi yetkilileri

4.Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı yetkilileri

5.HATSU Genel Müdürlüğü yetkilileri

6.Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileri

7.Emniyet Genel Müdürlüğü yetkilileri  hakında

Görevi Kötüye Kullanma, Resmi Belgede Sahtecilik, Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan,  Çevreyi kirletme ve sair suçların işlendiğine dair suç duyurumuzu bugün 11 Ağustos 2024 pazartesi günü yaptık.

Hatay İli Samandağ İlçesi Atatürk Mahallesi 822 Ada 73 Parsel no’lu taşınmaz üzerinde kurulu Gürkal İnşaat Şti. tarafından “Hazır Beton Üretim Santrali Tesisinde Kapasite Artışı” projesi yapılması amacı ile Hatay Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne başvuruda bulunulmuş ve 08/12/2023 tarihinde Hatay Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmiştir.

Oysa bahsedilen alanda kapasite arttırımı yapılacak bir tesis hiç yoktu. Sahte belge ve beyanlarla, tesis varmış ve kapasite artışı yapılacakmış gibi izin istenmiş. Daha önce hiç olmayan bir tesisle ilgili, Kapasite Artışı için izin alınmış. Olmayan bir tesisin kapasite artırımı izni ile yeni işletme kurulmuştur. Her taraftan sahtecilik ve tahrifat açık açık görünen işletmeye niye hala göz yumuluyor. Karayoluna yakınlığı mevzuata aykırı olan tesis dilediği yolları dilediği gibi kullanmakta Emniyet Müdürlüğüne bağlı trafik ekipleri ceza yazma gereği duymamaktadır. Şikayetçi olduğumuz kurumlar suça göz yummakta insan ve doğa sağlığını hiçe saymaktadırlar.

Yanlış ve yalan beyanlarla, resmi evrakta sahtecilik yaparak, kaçak kurulan ve kaçak çalıştırılan sağlığa zararlı işletme olan beton santrali sahipleri hakkında daha önce 26 Haziran 2024 günü yaptığımız suç duyurusuna ilişkin bugüne kadar herhangi bir sonuç alamadık.  Daha önce beton santrali sahipleri ile ilgili ve bugün de idarelerin yetkilileri hakkında yaptığımız Suç duyurularımızın gereklerinin yerine getirilmesini Samandağ Cumhuriyet Baş Savcılığından ivedilikle bekliyoruz. Samandağ Cumhuriyet Başsavcılığına “Geç kalan adalet adalet değildir, geciken adalet zulümdür.” sözünü hatırlatmak isteriz. Kanserojen tesis olan beton Santralinin çalıştığı her saniye, her an suç işlenmektedir.  Hukukun işlemesinden yana taraf olduğuna inandığımız yargının her iki suç duyurumuzu bir an önce işleme koymasını talep etmek vatandaşlık hakkımızdır.

Kanunda, yönetmeliklerde ve mevzuatta da Gayri sıhhi işletme olarak tanımlanan Hazır Beton Santrali Yaşam alanımızdan, Ciğerlerimizden taşınana kadar Mücadelemizi kararlı bir şekilde sürdüreceğiz. Kendimizin ve çocuklarımızın ve gelecek nesillerin amansız hastalıklarla yaşamaması için mücadele etmek zorunda bırakıldık.

Toplum sağlığını ve çevreyi korumakla görevli olan bazı yetkililer insana ve doğaya uzak, sermayeye yakın uygulamaları nedeni ile toplum sağlığının ve çevrenin tahrip edilmesinin zeminini sunuyor ve göz yumuyorlar. 

Gayri Sıhhi işletmeleri her parası olan, her istediği yerde kuramaz. Toplum Sağlığından daha değerli hiç bir şey yoktur. Gayri Sıhhi işletmeler için Kanunun ve yönetmeliklerin getirdiği sınırlamalar var. Yetkisi ve mevkisi ne olursa olsun herkes kanun ve yönetmeliklerin gereğini toplum yararına yerine getirmek zorundadır. Devlet yetkisini kullananlar toplum zararına keyfi davranamazlar. 

 Mülki Amirlerin yetkisi ve mevkisi ne olursa olsun topluma efendi değil, topluma hizmet etmek için yetkili olduklarını, topluma ve doğaya zarar veren tesislere ve toplumun çığlığına duyarsız ve ilgisiz kalma gibi bir tutum alamayacaklarını unutmamaları gerekir. Halktan toplanan vergilerle maaş alanların uygulamaları halkın ciğerlerine kanser santrali olarak geri dönüyor. Topluma hizmet için gelenler topluma zarar verir hale gelmemelidir.

Sağlığa zararlı Kanserojen işletmeler; İmar planında Konut Alanı olan yerde kurulamazlar,  Sulak alan kıyısında kurulamazlar,   Eğitim ve öğretim yapılan yere yakın kurulamazlar, Endemik bitkilerin yayılım gösterdiği ve endemik canlıların yaşam alanı olan yerde kurulamazlar. Yoğun meskün alan ve yaşamın yoğun olduğu yerlerde kurulamazlar. Hatay Valiliğine, Samandağ kaymakamına, HBB ye ve Samandağ Belediyesine Soruyoruz. Kanun ve yönetmeliklerin kurulamaz dediği yerde kurulan bu işletme neden hala faaliyet yürütüyor?

Rüzgarlı bölgede kurulan Sağlığa zararlı kanser santralinden yayılan kanserojen toz, rüzgarın yönüne ve şiddetine göre Atatürk, Yeşilada,  Yeni, cumhuriyet, Sutaşı, Çöğürlü, Tekebaşı, Meydan, Hatta Kuşalanı mahallelerine kadar dağılacaktır.  Acımadan on binlerce vatandaşı tehlikeye atan yetkilileri şikayet etmek insanlık görevidir. Sulak alan olan Asi Nehri eski yatağında kurulan Beton Santralini şikayet etmemize rağmen hiçbir işlem yapmayan HATSU yetkililerini ve Amirleri olan Hatay Büyük Şehir Belediyesini şikayet ediyoruz.

İnşaat ruhsatı, Yapı kullanma izni ve Çalışma Ruhsatı olmadan hala çalışmaya devam eden Kanserojen santrali hala durdurmayan Samandağ belediyesini şikayet ediyoruz. Samandağ Belediye Encümenince alınmış yıkım kararına rağmen, yıkım kararını uygulama kararlılığı gösteremeyen Samandağ Belediyesini Şikayet ediyoruz. İster Seçilmiş olsun, İster Atanmış olsun bütün yetkililerin toplum yararına ve hukuka dayanmalarını,   Sermaye Şirketlerine, Beton ve inşaat şirketleri ile değil, topluma yakın durmalarını, İnşaat ve Beton Şirketlerini merdiven yaparak yükselmeyi değil, Türkiye toplumunun gönlünde taht kurarak yükselmelerini dostça öneririz” dedi.

Oruç Kendi Adına yaptığı suç duyurusu içeriğinin de;

12/08/2024

SAMANDAĞ CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA

Samandağ/HATAY                              

SUÇ DUYURUSUNDA  :

BULUNAN       

ŞÜPHELİLER               :

1.Hatay Valiliği yetkilileri

Antakya/HATAY

2.Samandağ Kaymakamlığı yetkilileri

Samandağ/HATAY

3.Samandağ Belediyesi yetkilileri

Samandağ/HATAY

4.Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı yetkilileri

Antakya/HATAY

5.HATSU Genel Müdürlüğü yetkilileri

Antakya/HATAY

6.Karayolları Genel Müdürlüğü yetkilileri

Antakya Hatay

7.Emniyet Genel Müdürlüğü yetkilileri

Antakya Hatay

ATILI SUÇLAR  :Görevi Kötüye Kullanma, Resmi Belgede Sahtecilik, Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan  çevreyi kirletme ve sair suçlar

SEVK MADDELERİ      : TCK 181 TCK 204, TCK 206, TCK 257 ve devamı maddeler

SUÇ TARİHİ                  : 08/12/2023 ve sonrası

AÇIKLAMALAR             :

1.Hatay İli Samandağ İlçesi Atatürk Mahallesi 822 Ada 73 Parsel no’lu taşınmaz üzerinde kurulu Gürkal İnşaat Mühendislik Müt. Taş. Hafr. Maden. Turz. Petr. Ürünl. San. Ve Tic. Ltd. Şti. tarafından “Hazır Beton Üretim Santrali Tesisinde Kapasite Artışı” projesi yapılması planlanmaktadır. Bu nedenle Hatay Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü’ne başvuruda bulunulmuş ve 08/12/2023 tarihinde Hatay Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından “ÇED Gerekli Değildir” kararı verilmiştir. Oysa bahsedilen alanda kapasite arttırımı yapılacak bir tesis hiç yoktu. Sahte belge ve beyanlarla, olmayan bir tesisle ilgili, bu şekilde bir izin alınmaya çalışılmaktadır. Karayoluna yakınlığı mevzuata aykırı olan tesis dilediği yolları dilediği gibi kullanmakta Emniyet Müdürlüğüne bağlı trafik ekipleri ceza yazma gereği duymamaktadır. Aşağıda açıklayacağımız üzere şikayetçi olduğumuz kurumlar suça göz yummakta insan ve doğa sağlığını hiçe saymaktadırlar.

2.Çevre Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 2. maddesine göre; “Çevresel etki değerlendirmesi: Gerçekleştirilmesi plânlanan projelerin çevreye olabilecek olumlu ve olumsuz etkilerinin belirlenmesinde, olumsuz  yöndeki etkilerin önlenmesi ya da çevreye zarar vermeyecek ölçüde en aza indirilmesi için alınacak önlemlerin, seçilen yer ile teknoloji alternatiflerinin belirlenerek değerlendirilmesinde ve projelerin uygulanmasının izlenmesi ve kontrolünde sürdürülecek çalışmaları” ifade etmektedir. ÇED süreci, kanunun açık hükmünden de görüleceği gibi uygulamanın izlenmesi ve denetimi aşamalarını da kapsamaktadır. Çevre Kanunu’nun 10. maddesine göre de; “Gerçekleştirmeyi plânladıkları faaliyetleri sonucu çevre sorunlarına yol açabilecek kurum, kuruluş ve işletmeler, Çevresel Etki Değerlendirmesi Raporu veya proje tanıtım dosyası hazırlamakla yükümlüdürler. Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu Kararı veya Çevresel Etki Değerlendirmesi Gerekli Değildir Kararı alınmadıkça bu projelerle ilgili onay, izin, teşvik, yapı ve kullanım ruhsatı verilemez; proje için yatırıma başlanamaz ve ihale edilemez.” Bu kapsamda ÇED kararı, diğer idari kararların ve yatırımların uygulama aşamasına ilişkin temel idari işlem niteliğindedir.

3.Çevre Kanunu’nun 26. maddesinde “Bu Kanunun uygulanmasında yanlış ve yanıltıcı belge düzenleyenler ve kullananlar hakkında 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun sahtecilik suçuna ilişkin hükümleri uygulanır.” hükmü yer almaktadır. Bu doğrultuda, Hatay İli Samandağ İlçesi Atatürk Mahallesi 822 Ada 73 Parsel no’lu taşınmaz üzerinde Gürkal İnş. Müh. Müt. Taş. Hafr. Mad. Turz. Petr. Ürünl. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından yapımı planlanan Hazır Beton Üretim Santrali Tesisi kapasite artışına ilişkin ÇED kararına dayanak olan raporunda sunulan bilgiler yanıltıcı olup, kapasite artışı için  08/12/2023  tarihinde Hatay Valiliği Çevre Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğü tarafından verilen “ÇED Gerekli Değildir” kararı usul ve yasaya aykırı şekilde verilmiştir. Söz konusu taşınmaz, 1/1000 ölçekli imar planında konut alanı olarak işaretlenmiştir.  Hazır beton santralinin en yakın konut mesafesi 170 metredir. İmar Planı Konut olan alanda beton santralinin yapılması İmar Kanunu’na ve mevzuatına aykırıdır. Hazır beton üretim santrali, konut alanında ve konut alanlarına çok yakın kurulmaktadır. Ayrıca tesisisin Asi Nehrine yakın olması, Asi Nehrine olabilecek olumsuz etkileri konusunda Hatay Büyükşehir Belediyesinden, HATSU Genel Müdürlüğünden ve Devlet Su İşleri Müdürlüğünden görüş sorulmaması ÇED sürecinin eksikliğini göstermekte olup bu durum su havzaları kontrolüne ilişkin mevzuata da aykırıdır. Hazır beton üretim santralinin, insan ve çevre sağlığına çok ciddi zararları olacaktır hukuki süreç tamamlanmadan çalışmaya başlayan tesisin yarattığı tahribat, gözle görülür düzeydedir. Bu doğrultuda, sorumluların tespit edilmesi ve cezalandırılması gerekmektedir.

4.Ayrıca Hatay İli Samandağ İlçesi Atatürk Mahallesi 822 Ada 73 no’lu Parsel, 1/1000 ölçekli imar planında “konut alanı” olarak işaretlenmiştir. Hazır beton santralinin en yakın konut mesafesi 170 metredir. İmar Planı konut olan alanda beton santralinin yapılması imar kanununa ve mevzuatına aykırıdır. Buna ek olarak, söz konusu tesisin yapı ruhsatı ve işletme ruhsatı da mevcut değildir. Bu eksiklikler şikayet yoluyla Samandağ Belediye Başkanlığına defalarca yazılı olarak iletildiği halde, santral işbu dilekçe tarihi itibariyle halen faaliyetine devam etmektedir. Bu doğrultuda sorumluları tespit edilerek cezalandırılması gerekmektedir. Samandağ Belediye Encümeninin ruhsatsız yapılarla ilgili yıkım kararları aldığı yönünde bilgi sahibiyiz. Hukuka meydan okuyan bir anlayışın bizi ve geleceğimizi yok etmesine olanak tanınmasını kabul etmiyoruz.

5.Bütün bunlara ek olarak; söz konusu işletmenin Hatay Valiliği Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğüne yapmış olduğu başvuruda işletmenin saat 08:00 – 17:00 saatleri arasında çalışacağı belirtildiği halde, işletme 24 saat esaslı olarak 3 vardiya şeklinde çalışmaktadır. Yani gürültü ve toz hiç durmamaktadır. İşletmedeki makinaların ve işletmeye girip çıkan ağır tonajlı beton mikser kamyonlarının gürültüleri sebebiyle geceleri bütün mahalle olarak uyuyamamaktayız. İşletmedeki istifli malzemenin, üretimin ve işletmeye girip çıkan araçların etkisiyle çok ciddi toz oluşmaktadır. Bu toz yüzünden evlerimizin ve iş yerlerimizin kapı ve pencerelerini açamaz hale gelmiş bulunmaktayız. Evlerimiz, araçlarımız, balkonlarımız sürekli toz içerisinde kalmaktadır. Santral yüzünden temiz hava alamaz hale gelmiş bulunmaktayız. Zeytin, narenciye vb. ağaçlarımızın üzeri toz tabakası ile kaplanmıştır. İşletmeninin saatine uygun çalışmamasına denetim görevinin gereklerini yerine getirmemek suretiyle ihmal ederek sebebiyet veren Hatay Büyükşehir Belediye Başkanlığı ve Samandağ Belediye Başkanlığı yetkili ve sorumlularının tespiti ve cezalandırılması gerekmektedir.

6.Son olarak, santralin üzerine kurulu olduğu alan eski Asi yatağı içerisinde kalmakta olup, sulak alandır. Bu durum tesisi çevreye verdiği zararı daha çok arttırmakta, yer altı ve yer üstü suları tesis sebebiyle kirlenmektedir. Bu hususta gerekli kontrolleri yerine getirmeyerek ihmal eden HATSU Genel Müdürlüğü yetkililerinin de tespiti ve cezalandırılması gerekmektedir.

7.Bunlara ek olarak, mevzuatlardan kaynaklı denetim yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve yukarıda bahsi geçen bütün idarelerde yer alan sorumlu kişilerin de tespiti ve cezalandırılması gerekmektedir.

8.Tarafımca defalarca 112 , 181, 153 ve sağlık bakanlığının ilgili telefon hatları aranarak şikayet oluşturulmuştur. Hayatı çekilmez derecede zorlaştıran bu çevre felaketine karşı etkili önlem ve tedbir alınmamakta halk sağlığı hiçe sayılmaktadır. Bütün bu sebeplerden ötürü; mevzuatlardan kaynaklı denetim görevini yerine getirmeyen ve ihmal edenler hakkında suç duyurusunda bulunulma gereği hasıl olmuştur. İlgili kurumlardan, şikayetlerim üzerine yapılan işlemlerle ilgili bilgi sorulmasını talep ediyorum.

9.Hukuka uymak yada uymamak işte bütün mesele budur. Çevre Bakanlığı, Hatay Büyükşehir Belediyesi, Samandağ Belediyesi, Karayolları genel Müdürlüğü, Hatsu, Samandağ Kaymakamlığı gibi kurumlar hukuka uygun davranmayacaklarsa, hukuki güvenlikten bahsedilemez. Hukuki güvenliğin olmadığı bir ülkede yaşam hakkından bahsedilemez.

HUKUKİ SEBEP           : Çevre Kanunu, İmar Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu ve her türlü yasal mevzuat ile emsal kararlar

DELİLLER        :Suç mahallinde keşif yapılması, ilgili idareler yedindeki her türlü bilgi ve belgenin celbi, tanık beyanları, Hatay 3. İdare Mahkemesinin 2024/3134 E. Sayılı dosyası  ve her türlü yasal delil

TALEP  :Yukarıda izaha çalıştığım ve re’sen saptanacak diğer nedenlerle; delillerin toplanarak ve sorumlular ile şüphelilerin tespit edilerek eylemlerine uyan suçlardan cezalandırılmaları için soruşturma yapılmasını, akabinde iddianame tanzim edilerek ilgili mahkemeye dava açılmak üzere gönderilmesini saygılarımla rica ederim.

Mevlüd ORUÇ” şeklinde olduğunu kamuoyuyla paylaştı.

Ümit Dadük Sağaltıcı