Güney Kültür ve Ekoloji’den Kritik Uyarı: Suriye’de Paradigma Değişti, “ARAP ALEVİLER GÜNAH KEÇİSİ İLAN EDİLEMEZ”
Güney Kültür ve Ekoloji platformu adına Mevlüd ORUÇ, Suriye’de yaşanan son gelişmeler ve Aralık 2024’teki iktidar devir teslimi sonrası bölgede oluşan atmosfer üzerine çarpıcı bir açıklama yayınladı. Açıklamada, Arap Alevilere (Nusayrilere) yönelik sistematik nefret söyleminin ve kıyımların, iktidar değişimine rağmen devam ettiğine dikkat çekildi. Suriye iç savaşının başladığı 2011 yılından bu yana Arap Alevilere yönelik yürütülen karalama kampanyasının, Nazi dönemindeki propaganda yöntemlerini
Güney Kültür ve Ekoloji platformu adına Mevlüd ORUÇ, Suriye’de yaşanan son gelişmeler ve Aralık 2024’teki iktidar devir teslimi sonrası bölgede oluşan atmosfer üzerine çarpıcı bir açıklama yayınladı. Açıklamada, Arap Alevilere (Nusayrilere) yönelik sistematik nefret söyleminin ve kıyımların, iktidar değişimine rağmen devam ettiğine dikkat çekildi.

Suriye iç savaşının başladığı 2011 yılından bu yana Arap Alevilere yönelik yürütülen karalama kampanyasının, Nazi dönemindeki propaganda yöntemlerini aratmadığı belirtilen açıklamada, bu sürecin ekonomik ve politik hedefler taşıdığı vurgulandı.
“Soykırım ve Tehcir Sürüyor”
Açıklamada, Aralık 2024 itibarıyla Şam’da merkezi iktidarın el değiştirmesine rağmen paramiliter gruplar ve bunlarla bağlantılı medya organlarının Arap Alevilere yönelik nefret söylemini sürdürdüğü belirtildi.
Metinde şu ifadelere yer verildi: "Arap Aleviler, silahlarını teslim ederek yeni döneme uyum için hazır olduklarını görünür kılmak adına ellerinden geleni yaptılar. Fakat Goebbels vari propaganda eşliğinde tehcir ve soykırım durmadı. Çünkü amaç 'Bağcıyı Dövmek'; yani demografik yapıyı değiştirerek halkın yaşam alanına, bağına çökmek ve onları vatansızlaştırmaktır."
“Geçmişin Günahı En Yoksul Gruba Yüklenemez”
Güney Kültür ve Ekoloji, 80 yıllık Baas rejimi tarihinin ve Suriye burjuvazisinin günahlarının, ülkenin en yoksul kesimi olan Arap Alevilere fatura edilmesine sert tepki gösterdi:
"Suriye dostları(!) aslında Suriye burjuvazisinin ve jeopolitik konumun dostlarıdır."
"Baas rejiminin günahlarını Arap Alevilere eşitleyen yorumlar, siyasi ve ekonomik çıkar amaçlı soykırıma bahane üretmektedir."
“Paradigma Değişmiştir: Rejimin Artığı Değil, Kadim Halkız”
Açıklamanın en dikkat çekici bölümlerinden biri, "Paradigma Değişmiştir" vurgusuyla yapıldı. Arap Alevilerin Ortadoğu’nun kadim halklarından biri olduğu hatırlatılarak, sona eren Baas rejiminin "kalıntıları" veya "suç ortakları" olarak lanse edilmelerinin planlı bir anakronizm olduğu belirtildi.
Platform, Arap Alevilerin siyasi ve sosyal duruşunu şu maddelerle netleştirdi:
Taraf Değiliz: Arap Aleviler, emperyalist paylaşım savaşlarının tarafı değildir.
İran Ekseni İddiası: Ne İran’ın ne de başka bir devletin ekseni veya etki ajanıdırlar.
Talep: Vatandaşı oldukları ülkelerde (Suriye, Türkiye, Lübnan) eşit yurttaşlık, demokrasi, laiklik ve hukuk talep etmektedirler.
Türkiye’ye Çağrı: “Yurtta Çoğulculuk, Cihanda Çoğulculuk”
Türkiye’nin dış politikasına yönelik eleştiri ve önerilerin de yer aldığı metinde, "Tekçi rejimi komşu ülkelere ihraç etme çabası kimsenin yararına değildir" denildi. Türkiye'nin bölgesinde sanayisi, turizmi ve demokrasisiyle bir "rol model" olması gerektiği belirtilerek şu çağrı yapıldı:
"Komşulara paramiliter gruplarla katliam ihracı yapıyor algısı yaratan pratikler terk edilmelidir. Ülkemiz, içeride ve dışarıda çoğulcu demokrasiyi savunarak yükselmelidir."
“İnancımız Tartışmaya Kapalıdır”
Son olarak, nefret söylemlerinin teolojik değil, tamamen politik ve ekonomik temelli olduğu vurgulandı. "Arap Alevilerin inancı kendileri için doğrudur ve laboratuvar ispatına kapalıdır" denilen açıklamada, inanç üzerinden yapılan saldırıların asıl amacının paylaşım savaşlarında fay hatlarını tetiklemek olduğu ifade edildi.
Ümit Dadük Sağaltıcı

التعليقات (0)
Facebook Comments