Samandağ Çiftçisi Mazot Zammına İsyan Ediyor: "UYANIKLARA GEÇİT VERMEYİN!"
Hatay'ın bereketli toprakları Samandağ'da, çiftçiler son dönemde ardı ardına gelen mazot zamları nedeniyle büyük bir mağduriyet yaşıyor. Üretimin temel girdilerinden biri olan mazotun fiyatının sürekli artması, zaten zorlu koşullar altında üretim yapmaya çalışan çiftçiyi adeta nefessiz bırakıyor. Tarlaların sürülmesinden ekime, sulamadan hasada kadar her aşamada kullanılan mazot, üretim maliyetlerinin katlanmasına ve çiftçinin kar marjının sıfırlanmasına yol açıyor. Artan Maliyetler ve Çiftçinin
Hatay'ın bereketli toprakları Samandağ'da, çiftçiler son dönemde ardı ardına gelen mazot zamları nedeniyle büyük bir mağduriyet yaşıyor. Üretimin temel girdilerinden biri olan mazotun fiyatının sürekli artması, zaten zorlu koşullar altında üretim yapmaya çalışan çiftçiyi adeta nefessiz bırakıyor. Tarlaların sürülmesinden ekime, sulamadan hasada kadar her aşamada kullanılan mazot, üretim maliyetlerinin katlanmasına ve çiftçinin kar marjının sıfırlanmasına yol açıyor.

Artan Maliyetler ve Çiftçinin Belirsiz Geleceği
Hatay'da ve tüm Türkiye'de çiftçiler, girdi maliyetlerinin astronomik seviyelere ulaşmasından şikayetçi. Mazotun litresi 50 liranın üzerine çıkarken, gübre ve ilaç fiyatlarındaki artışlar da cabası. Sulama için kullanılan elektriğin yüksek faturaları da çiftçinin belini büküyor. Örneğin, Hatay'da 100 dönüm arazinin sulanması için 200-250 bin TL gibi rakamların gerektiği belirtiliyor. Bu durum, çiftçiyi "toprağa değil, borca çalışıyoruz" noktasına getirmiş durumda.
Samandağ'da da durum farklı değil. Üreticiler, artan maliyetler karşısında ürünlerini ekemez ve geçimlerini sağlayamaz duruma geldiklerini ifade ediyor. Deprem felaketinin yaralarını sarmaya çalışan bölge çiftçisi için bu zamlar, adeta ikinci bir darbe niteliğinde. Borç batağına sürüklenen çiftçiler, gelecek yıl üretim yapıp yapamayacakları konusunda büyük bir belirsizlik yaşıyor.
Taban Fiyatların Yetersizliği ve Desteklerin Azalması
Mazot zamlarının yanı sıra, tarım ürünleri için açıklanan taban fiyatların da yetersiz kalması çiftçinin isyanını büyütüyor. Çiftçiler, buğday ve arpa gibi temel ürünlerin taban fiyatlarının, artan girdi maliyetlerini karşılamaktan çok uzak olduğunu belirtiyor. Enflasyonun yüzde 75'i aştığı bir ortamda, tarımsal girdi maliyetlerindeki artışın ürün fiyatlarına yansımaması, çiftçinin aleyhine bir tablo çiziyor.
Daha önce tankerle mazot alabilen çiftçiler, artık bidonla mazot alacak duruma geldiklerini dile getiriyorlar. Bu durum, geçmişten günümüze tarım politikalarındaki yanlışları ve desteklerin yetersizliğini gözler önüne seriyor. Devletin çiftçiye sırt çevirmemesi, mazot desteği, elektrik indirimi ve yerel alım garantisi gibi konularda somut adımlar atması bekleniyor.
"Uyanıklara Geçit Vermeyin!" Çağrısı
Samandağlı çiftçilerin isyanı, sadece maliyetlerin yüksekliğine değil, aynı zamanda tarım sektöründe yaşanan dengesizliklere de işaret ediyor. Üretim yapan çiftçinin emeğinin karşılığını alamaması, aracıların ve fırsatçıların piyasada daha fazla kazanması, çiftçileri derinden yaralıyor. Bu nedenle "uyanıklara geçit vermeyin" çağrısı, çiftçinin alın terinin sömürülmesine karşı bir duruş niteliğinde.
Çiftçiler, üretimden kopmamak için büyük çaba sarf ederken, haksız kazanç sağlayanlara karşı da yetkililerden müdahale bekliyor. Tarım sektörünün sürdürülebilirliği için çiftçinin desteklenmesi, girdi maliyetlerinin makul seviyelere çekilmesi ve ürün alım fiyatlarının maliyetleri karşılayacak düzeyde belirlenmesi hayati önem taşıyor. Aksi takdirde, tarlaların boş kalması, üretimin durması ve gıda arzında sorunlar yaşanması kaçınılmaz olacaktır.
Ümit Dadük Sağaltıcı

التعليقات (0)
Facebook Comments