Sokak Hayvanlarına Yasal Düzenlemeye Tepki

'ARTIK YETER DEMEK İÇİN SOKAKLARDAYIZ' İlimizde hayvanseverler, sokak hayvanlarının, özellikle köpeklerin 30 gün içinde sahiplenilmemesi halinde 'uyutulmasına' ilişkin hazırlık aşamasındaki yasal düzenlemeye tepki gösterdi. Hayvanseverler, tek çözümün kısırlaştırıp, aşılatıp yerinde yaşatmak olduğuna dikkat çekti. Yapılan açıklamada, ‘Öldürme eylemine neden "uyutma " adını verdiniz? Öldürenlere de "dadı" mı diyeceksiniz?’ vurgusu dikkat çekti. Samandağ CHP İlçe Başkanı Nadir Kimyon’unda katılım

Sokak Hayvanlarına Yasal Düzenlemeye Tepki

'ARTIK YETER DEMEK İÇİN SOKAKLARDAYIZ'

İlimizde hayvanseverler, sokak hayvanlarının, özellikle köpeklerin 30 gün içinde sahiplenilmemesi halinde 'uyutulmasına' ilişkin hazırlık aşamasındaki yasal düzenlemeye tepki gösterdi. Hayvanseverler, tek çözümün kısırlaştırıp, aşılatıp yerinde yaşatmak olduğuna dikkat çekti. Yapılan açıklamada, ‘Öldürme eylemine neden "uyutma " adını verdiniz? Öldürenlere de "dadı" mı diyeceksiniz?’ vurgusu dikkat çekti.

Samandağ CHP İlçe Başkanı Nadir Kimyon’unda katılım gösterdiği, HATAY HAYVANLARI KORUMA PLATFORMU adına okunan basın açıklamasında, “Bugün zalimlere karşı mazlumları savunuyoruz.

Haksızlıklar karşısında adaleti savunuyoruz.

Eli kanlı Batı’nın uygulamalarından devşirilmiş yasalara karşı binlerce yıllık merhamet, vicdan ve irfan sahibi Anadolu törelerini savunuyoruz.

Roma’nın imparatorları arenalarda gladyatörlerle hayvanları zevk için dövüştürürlerdi. Öte yandan Selçuklular’da devlet binalarına kuş evleri yapılması geleneği vardı.

Orta Çağ’da Avrupa’da kediler yakılırken, bu topraklarda köpeklere ve kedilere temiz su ve yemek vermek için görevli ve ücretli mancacılar vardı.

Avrupa’da sirklerde işkence ile hayvan oynatılırken, Osmanlı Devleti’nde at, eşek ve katırlara fazla yük bindirilmemesi, Cuma günleri bu hayvanların çalıştırılmaması için, cephaneye yük taşıyan hayvanların emekliye ayrılıp ömür boyu bakılması için çıkartılmış fermanlar vardı.

Ne yazık ki, 1910 da, Tarihimizin hayvan hakları konusundaki kara lekesi, adına Hayırsız denilen Sivri adaya 80 bin kopeğin sürgün edilip orada korkunç koşullarda can verdiği olayda Batı özentisi yönetimin kararı vardı.

2004 yılında Devletimizin dünyaya ders ve örnek niteliğindeki 5199 sayılı Hayvanları Koruma Kanunu yerine Batı’dan devşirme öldürme kanunu getirmeye çalışanlara sesleniyoruz:

Öldürme eylemine neden "uyutma " adını verdiniz? Öldürenlere de "dadı" mı diyeceksiniz?

Sistematik bir şekilde köpek soykırımı yapma Yasalarına zemin hazırlamak için toplumda köpek düşmanlığını körüklerken neden açık açık "öldüreceğiz" diyemiyorsunuz?

20 yıldır yürürlükte olan ve sorunları çözecek olan yasayı uygulamayan, görevini yapmayan, hem insan hem de köpek ölümlerinin müsebbibi olan belediyelerden neden hesap soramıyorsunuz? Bu yasanın uygulanması ve uygulamaların denetlenmesi ile yükümlü kamu kuruluşlarını neden göreve çağırmıyorsunuz? aktiviteler, sivil toplum Örgütleri ve vatandaşlar bu konuya dikkat çekmek için haykırırken neredeydiniz?

Madem katliamı bile yasalaştırabilecek bir gücünüz vardı, neden bu gücünüzü ve otoritenizi belediyeleriniz üzerinde kuramadınız? Gücünüz sokaktaki gariban köpeğe mi yetiyor?

Şunu bilin ki, bizler hukuksuz, adaletsiz, ilkel ve barbar yasalarınızı tanımayacağız. Bu yasaya karsı direnirken gücümüzü haklılığımızdan alacağız. Güçlüyüz, çünkü haklıyız. Güçlüğüz, gücümüzü vicdanımızdan ve yaratılmış her canlıya saygımızdan alıyoruz”dendi.

Ümit Dadük Sağaltıcı