SURİYE’DE ALEVİ KATLİAMI

TSİP Genel Başkanı Turgut Koçak yazdı Dünyanın bütün emperyalistleri başta ABD ve İsrail olmak üzere BOP planı çerçevesinde Suriye’nin üzerine çullandılar. Hiç Kuşku yok ki bu planın bir parçası olarak da “BOP’un Eşbaşkanı” olduğunu söyleyen Erdoğan ve iktidarı da Suriye’ye karşı yürütülen mücadelede işin başını çekmekteydi. Dahası Suriye topraklarında bulunan Türkiye silahlı güçleri yanlarına IŞİD’ın türevleri örgütlerden koparılan eli kanlı canileri ÖSO, daha sonra ÖSO adıyla saflarında toplad

SURİYE’DE ALEVİ KATLİAMI

TSİP Genel Başkanı Turgut Koçak yazdı

Dünyanın bütün emperyalistleri başta ABD ve İsrail olmak üzere BOP planı çerçevesinde Suriye’nin üzerine çullandılar. Hiç Kuşku yok ki bu planın bir parçası olarak da “BOP’un Eşbaşkanı” olduğunu söyleyen Erdoğan ve iktidarı da Suriye’ye karşı yürütülen mücadelede işin başını çekmekteydi. Dahası Suriye topraklarında bulunan Türkiye silahlı güçleri yanlarına IŞİD’ın türevleri örgütlerden koparılan eli kanlı canileri ÖSO, daha sonra ÖSO adıyla saflarında topladı ve Bir anlamda İdlib ve çevresinde yuvalanan daha sonra da HTŞ güçleri olarak kendini ifade eden ipten kazıktan kopmuş Müslümanlık adına hareket eden eli kanlı terör örgütlerinin hamiliğine soyunan AKP ve saray örgütünün çabalarıyla Suriye’de Esad rejimi yıkıldı. Yerine HTŞ’liler geçirildi.

Olayların sonuna yaklaşıldığında bir de gördük ki Türkiye güçleri ile HTŞ’liler aynı zaman diliminde Şama kadar girdikleri gibi siyasi görüşmeler de aynı zamanda başlatıldı. Ahmet Şara’yı terörist adıyla Colani’yi bilmeyen tanımaya hemen hemen yoktu ama bu kanlı katil Suriye Devleti’nin tepesine çöktü ve emperyalist Batı’nın da desteğiyle iktidara yerleştirilmiş oldu. Bir zamanlar Emevi Camisinde namaz kılacaklarını söyleyen AKP ve saray iktidarı yetkilileri ise gerçekten de namaz kıldılar.

Bu olaylar olurken sözüm ona İsrail’e karşı olduğunu söyleyen ve Filistinlilerin yanında olduğunu belirten AKP ve saray iktidarının söylediğinin aksine İsrail Filistinlileri daha da bir köşeye sıkıştırmakla yetinmedi. İlk kez Golan tepelerini aşarak Şam’ın 5 kilometre yakınına kadar girerek Şam ve çevresinde bulunan bütün askeri noktaları bombaladığı gibi Tartus ve Lazkiye’de bulunan Suriye silahlı kuvvetlerine ait savaş gemilerini de bombardımana tutarak kullanılamaz hale getirdi.

Başlangıçta görüntü olarak kimseye bir şey yapılmayacağını söyleyen HTŞ güçleri kısa zamanda gerçek yüzünü gösterdi ve Suriye’de değişik inanç gruplarına ve etnik köken farklılığını hedef alan katliamlara girişti. Hiç kuşku yok ki bugün Suriye’de katliamda hedef olarak seçilenlerin başında Aleviler gelmektedir ve Alevilerin yoğun yaşadığı her bölgede Alevilere karşı soykırım yapılmaya başlandı. Çoluk, çocuk, genç yaşlı ve kadın denilmeksizin dünyanın gözü önünde korkunç bir katliam yaşanmaya başlandı.

AKP ve AKP’yi destekleyen yandaş basınsa ağız birliği yapmışçasına başka tellerden çalmanın yanında Alevi katliamını savunan yazılar döşenmeye ve konuşmalar yapmaya soyundular. Öyle ki bu katliama kim karşı çıkıyorsa onlara 13 yıldır neredeydiniz sorusunu sorarak üste çıkmaya çalışmanın yanında katliamı savunan bir pozisyon almaları da oldukça dikkat çekici olarak karşımıza çıkıyor çıkmakta. Hatta Suriye’deki katliamı protesto eden yığınlara karşı gördük ki polis engeli söz konusudur ve protestoya katılanlara karşı göaltılar ve baskılar giderek artmaktadır.

Bölgeden gelen katliam haberleri kimileri için yalan haberdir diye düşünülse de yalan haber olmadığı bizzat HTŞ gruplarının kendi çektikleri video görüntüleriyle dünyaya servis edildiği için gerçekler kısa zamanda anlaşıldı ki komşumuzda görülmemiş boyutta bir katliam yaşanmaktadır ve bu katliama ülkemizde insanı değerlere sahip hiç kimse sessiz kalamaz, kalmamalıdır.

Sonuç olarak bugün Suriye’de olup bitenleri kim ıskalarsa eğer bilinmeli ki bu acının beş fazlasını yarın bütün çıplaklığı ile insanlar yaşar.

Bir kez daha ifade ediyoruz ki Suriye’de kanlı katil HTŞ’ iktidarını ve terör örgütünü tanımıyoruz, tanımayacağız da. Gün gelecek yapılanların hesabı mutlaka bu işin içinde olanlar da dahil hepsinden sorulacaktır. (10 Mart 2025)