"Yerinde Dönüşüm Zenginlikten Değil, MECBURİYETTEN"
Hatay'ın Samandağ ilçesinde, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) yerinde dönüşüm sürecine başvuran vatandaşlara yönelik kira yardımını durdurma kararına tepkiler büyüyor. Depremzedeler, bu kararın kendilerini zor durumda bıraktığını ve evlerini yeniden inşa etme çabalarını engellediğini dile getiriyor. Samandağ halkı, seslerini duyurmak ve haklarını savunmak için yetkililere çağrıda bulunuyor. Samandağ'da yaşayan vatandaşlar, yerinde dönüşüm modelini tercih etmelerinin altında yata
Hatay'ın Samandağ ilçesinde, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı'nın (AFAD) yerinde dönüşüm sürecine başvuran vatandaşlara yönelik kira yardımını durdurma kararına tepkiler büyüyor. Depremzedeler, bu kararın kendilerini zor durumda bıraktığını ve evlerini yeniden inşa etme çabalarını engellediğini dile getiriyor. Samandağ halkı, seslerini duyurmak ve haklarını savunmak için yetkililere çağrıda bulunuyor.

Samandağ'da yaşayan vatandaşlar, yerinde dönüşüm modelini tercih etmelerinin altında yatan ana nedenin ekonomik güç değil, sosyal ve kültürel bağları koruma isteği olduğunu belirtiyor. "Biz yerimizde kalmak istedik çünkü mahallemizden, komşularımızdan kopmak istemedik," diyen bir vatandaş, bu seçimin büyük bir fedakârlıkla yapıldığını vurguluyor. Birçoğu, yerinde dönüşüm için bankalardan kredi çektiğini veya birikimlerinin tamamını harcadığını ifade ediyor. AFAD'ın kira yardımını kesme kararı, zaten kısıtlı imkanlarla mücadele eden bu insanları iyice çaresiz bırakıyor.
Vatandaşlar, devletin kira yardımını, konutların tamamlanıp oturulabilir hale gelmesine kadar sürdürmesi gerektiğini savunuyor. "Evimize geçene kadar bize destek olmaları lazım," diyen bir başka depremzede, 7500 TL gibi düşük bir emekli veya asgari ücretle hem kira ödeyip hem de inşaat maliyetlerini karşılamanın imkânsız olduğunu belirtiyor. Kira yardımının kesilmesinin, ev yapım süreçlerini tamamen durduracağını ve depremzedeleri daha büyük bir borç batağına sürükleyeceğini düşünüyorlar.
"Adalet ve Eşitlik İstiyoruz"

Samandağlı vatandaşlar, depremin herkesi eşit derecede etkilediğini ve bu zorlu süreçte devletin tüm depremzedelere adil davranması gerektiğini vurguluyor. "Depremden sonra hepimiz mahvolduk, ama şimdi görüyoruz ki bazı depremzedeler diğerlerinden daha az destek görüyor," diyen bir vatandaş, bu durumun adalet duygusunu zedelediğini söylüyor. Özellikle TOKİ konutlarına başvuran vatandaşların kira yardımlarının devam etmesi, ancak yerinde dönüşüm yapanların yardımlarının kesilmesi, depremzedeler arasında bir ayrımcılık algısı yaratıyor. Bu durum, yerinde dönüşüm tercihinde bulunanların "cezalandırıldığı" hissine kapılmalarına neden oluyor.
Samandağ halkı, bu eşitsizliğin giderilmesi için milletvekillerine ve yetkililere sesleniyor. "Hatay'ın milletvekillerine, özellikle iktidar vekillerine sesleniyoruz; vatandaşlarımızın sesine kulak verin. Deprem herkesi mahvetti, eşitlik ve adalet istiyoruz," çağrısı, halkın yaşadığı hayal kırıklığını ve isyanı açıkça ortaya koyuyor. Deprem sonrası süreçte, halkın devlete olan güveninin sarsılmaması için adil ve kapsamlı bir çözüm bekliyorlar.
"Ruhsat ve Kredi Sorunları Çözülmeli"
AFAD'ın kira yardımı kesme duyurusuna tepkilerin bir diğer nedeni ise, yerinde dönüşüm sürecindeki bürokratik engellerin hala aşılamamış olması. Vatandaşlar, başvuru yapmalarına rağmen birçok kişinin henüz ruhsat alamadığını, kredi ve hibe desteklerinden yararlanamadığını belirtiyor. Bu süreçteki gecikmeler ve belirsizlikler, inşaatların başlamasını engellerken, kira yardımının kesilmesiyle birlikte depremzedelerin üzerindeki yük daha da artıyor.
"Henüz ruhsat bile alamadık, evimiz için kredi bile çekemedik. Nasıl olur da kira yardımı kesilir?" sorusu, depremzedelerin yaşadığı çelişkiyi gözler önüne seriyor. Bu durum, devletin yerinde dönüşüm sürecini destekleyici söylemlerinin pratikte karşılık bulamadığı eleştirilerine yol açıyor. Halk, kira yardımının kesilmesi yerine, ruhsat ve kredi süreçlerinin hızlandırılması ve kolaylaştırılması gerektiğini dile getiriyor.
"Vatandaş Yarı Yolda Bırakılmasın"
Samandağ'daki bu protestolar, sadece ekonomik bir yardım talebinden öte, depremzedelerin onur ve hak mücadelesini de yansıtıyor. Vatandaşlar, devletin kendilerini bu zorlu süreçte yalnız bırakmayacağını umuyor. "Bu insanlar yalnız bırakılmamalı," çağrısı, toplumun dayanışma ruhuna ve yetkililerin sorumluluk bilincine bir hatırlatma niteliği taşıyor.
Sonuç olarak, AFAD'ın kira yardımı kararının Samandağ'da yarattığı derin etki, deprem sonrası toparlanma sürecinin ne kadar karmaşık ve zorlu olduğunu bir kez daha gösteriyor. Vatandaşların haklı talepleri, yerinde dönüşümün sadece bir konut politikası değil, aynı zamanda sosyal ve insani bir mesele olduğunu ortaya koyuyor. Yerel yönetimlerin, milletvekillerinin ve merkezi hükümetin bu sese kulak vermesi, depremzedelerin yaralarını sarması ve toplumsal barışı yeniden tesis etmesi için büyük önem taşıyor. Samandağ halkı, yaşadıkları mağduriyetin giderilmesini ve kendilerine adil bir şekilde yaklaşılmasını bekliyor.
Ümit Dadük Sağaltıcı

التعليقات (0)
Facebook Comments