DOĞAL MİRASIMIZA SAHİPÇIKIYORLAR
İlçemiz Yeşil Deniz Kaplumbağasına destek kampanyası sürüyor! Hayatın yenibahar’ın yürüttüğü kampanyada Yapılan çağrıda; “Hep birlikte; 'CANA CAN OLMANIN' adımlarını birlikte atalım!” dendi. ‘Deprem afeti yaşayan Hatay'ın Samandağ ilçesi sahilinde nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya bulunan Chelonia Mydas (Yeşil Deniz Kaplumba- ğası) için bir aradayız’ ifadeleri ile yapılan çağrıda; “Soluduğumuz oksijenin 34'ünü üreten Posidonia oceanica deniz çayırlarının bahçıvanı onlar. NEFESİMİZİ ONLAR
İlçemiz Yeşil Deniz Kaplumbağasına destek kampanyası sürüyor! Hayatın yenibahar’ın yürüttüğü kampanyada Yapılan çağrıda; “Hep birlikte; 'CANA CAN OLMANIN' adımlarını birlikte atalım!” dendi.
‘Deprem afeti yaşayan Hatay'ın Samandağ ilçesi sahilinde nesli tükenme tehlikesi ile karşı karşıya bulunan Chelonia Mydas (Yeşil Deniz Kaplumba- ğası) için bir aradayız’ ifadeleri ile yapılan çağrıda; “Soluduğumuz oksijenin 34'ünü üreten Posidonia oceanica deniz çayırlarının bahçıvanı onlar.
NEFESİMİZİ ONLARIN NEFESİNE BORÇLUYUZ.
Doğal mirasımız ve gen kaynağımız olan ve ekosis- temin sürekliliği için çok önemli yer tutan bu canlıların neslinin devamlılığı yuvalama kumsallarının, yumurta ve yavrularının kum altı kafesleri yardımıyla korunması ile mümkün olacaktır.
Yumurtalarını kuma bıraktıktan ortalama 55 gün sonra yavrular, kumdan çıkar çıkmaz yaşam savaşına katılır. Tabiki çakal, tilki, köpek, martı, hayalet yengeç ve en tehlikeli tür olan bizden yani insanlardan kurtulabilirse hayatta kalma yarışına devam edebilir.
Satın aldığınız bu bilekliğimizin 30 TL.'sini Saman- dağ Çevre Koruma Derneğine aktarıp, onların YA- ŞAM HAKKINA birlikte destek olmuş olacağız.”dendi.
@samandagseaturtles
Hayatın yenibahar kimdir;
HAYATIM YENİBAHAR: 2014 yılında Mardinli bir kadın girişimci tarafından kadınlara ek gelir modeli yaratmak üzere 5 kadınla Mardin'de başlayan "Hayatım Yenibahar" projesi 2019 yılı itibariyle
Türkiye'nin çeşitli illerinden 60 kadınla İstanbul'da "Tasarım Hikayecisi" atölyesinde Tasarımcı Tansel Baybara'nın eşliğinde devam ediyor. Anadolu'nun çeşitli illerinde kadınların ürettiği elişleri Türkiye'nin dört bir yanına ulaşıyor. Hatta sınırları aşarak Avrupa ve ABD'de satılıyor.
Bu proje ile; başta Mardin, Aydın, İzmir, Bursa, İstanbul, Denizli, ve Balıkesir kadınlarının, ekonomik ve sosyal hayattaki rolünün farkına varmalarını ve kendilerini gerçekleştirmelerini destekliyoruz. Hayatım Yenibahar kadınları olarak sadece çevremizi aydınlatmakla kalmıyor, ülkemizin her tarafındaki kadınlara umut oluyoruz. Kadın çocuğunu önce sütüyle sonra bilgi ve kültürüyle besler. Bu yüzden sağlıklı nesillerin yetişmesi, gelecek nesillerin annelerinin yaşadığı sıkıntıları yaşamaması için önce kadınların eğitilmesi, bilinçlenmesi ve üretmesi gerektiğini biliyoruz. Biz huzurun, ekonomik kalkınmanın ve büyüme- nin kadının varlığı ve desteğiyle mümkün olacağına inanıyoruz... Türkiye'de kadın olmanın en zor olduğu bölgelerden birinden yayılan bu ışığın, ihtiyacı olan tüm kadınlara umut vermesi ve yol göstermesi en büyük dileğimiz...
Hayatım Yenibahar atölyesinde hazırlanmış bu ürünle ailelerimize sağladığınız katkıya gönülden teşekkür ederiz. Sizlerin de desteği ile kadınlarımızın, el emeğini ekonomiye kazandırmak için birlikte hayata geçirdiği Hayatım Yenibahar projesinin herkesin hayatına "Yenibahar*" tadında güzellikler katacağına inanıyoruz.”

Tasarım Hikayecisi Tansel Baybara kimdir; Yepyeni bir Dünya'ya MARDİN'de merhaba demişim. Mezopotamya'nın uçsuz bucaksız ovası; özgürce dünyaya getirilecek ne kadar fazla şey olduğunu öğretti bana. Mardin'in tevazu sahibi ancak çok renkli insanları ve yaşam stilleri, Darius ile Büyük İskenderin kıyasıya savaştığı bu topraklar, tasarımcı kimliğimin geliştiği yıllarda bana kendi öz hikayesini anlattı ve gün geldi ben bu hikayeyi tasarımlarımla, insanlarla paylaşır oldum.
Çocukluğum; yepyeni bir çağı açan, İstanbul'u Türk kimliğiyle buluşturan Fatih II. Mehmet'in de bir evladı olduğu EDİRNE'de geçti. Onaltıncı yüzyılda Paris'te yeni yeni oluşmaya başlayan moda endüstrisinde herkesin peşinden koştuğu Edirne Kırmızısı'nın (Rouge d'Adrinople) kodları kulağıma fısıldandı ve ben İSTANBUL'a gidip Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Ana Sanat Dalında okuyarak kendi tasarım dünyamla tanıştım.
İSTANBUL'a tam anlamıyla aşığım, Dünya'ya buradan bakıyorum. Aklımdan geçen tüm tasarım fikirlerimin özünü bugün İSTANBUL oluşturuyor. Her gün önünden geçtiğim Kız Kulesi bana tasarımın nasıl da herkesten kaçıp ama kendi kaderinden kaçılamayacağını anlatıyor. Yönümü bulduğum Ayasofya'da ise; tüm çağların en iddialı yapısı ve ahenkli melodilerin hep içinde fısıldandığı efsanevi bir mekan olduğunu duyumsuyorum.
KAPALIÇARŞI; renklerle konuların aynı dili kullanıldığının ispatı. Tasarım hayatımın en büyük sahneleri buralarda kuruluyor ve ben İstanbul'un kimliğinde her tasarımı gerçek hikayesiyle buluşturarak, daha mutlu bir dünyaya üretiyorum. Takı tasarlıyorum, koleksiyon hazırlıyorum, görsel hikaye kurguluyorum ve gerçek kültürel ürün üretmenin kodları yazıyorum. Mardin'deki atölyemi, Galata ve sonrasında İdealtepe'deki atölyem takip etti. Yerel üreticilerle birlikte; sağlıklı, gerçek, kültürel ve lokal değerlerle üretim yapıyorum. Koleksiyonlarım ile ünlü markalar bir araya geldi ve günümüzde tasarımlarıma tanınmış perakende mağazalarından erişilebilmekte. Yolum; Kapalıçarşı'nın katman katman kuyum atölyelerinden, Menderes havzasındaki dokuma atölyelerinden, ünlü moda evlerinin yaratım odalarından ve bazen de Mezopotamya'nın büyülü topraklarının anlattığı efsanelerinin içinden geçti.
HİKAYELERİM, HEP BİZİ ANLATIR. Zamanın içindeki sırları koyarım kalbime ve yola çıkarım. İnsanla buluşurum, geride bıraktığım tadlarla yaşarım, doğayla konuşup evren ile dans ederim. Mekanlarda kaybolup kendimle karşılaşmayı severim. Özgürce sınırsız hayallerin peşinden koşar ve o hayallerin gerçeğinde kendi özümü keşfederim. Her ne olursa olsun bana sunulan bu güzel hayatın içinde bende hayata bir nebze kendimden birşeyleri miras bırakmayı düşlerim. Bunu tasarımlarımla, birlikte çalıştığım kadınlarla, ustalarla ve kendi hikayelerimle birleştirerek evrene gerçek bir sevgi ile sunarım. Kısacası ne aşk ile yaptığım işten, ne de yolumdan vazgeçerim.”
Ümit Dadük Sağaltıcı

Yorumlar (0)
Facebook yorumları