SAMANDAĞLI DEPREMZEDE NE İSTER?
Kıymetli AYNA okurları, bu yazımda sizlerle depremzedelerin yerel yönetimden beklentilerini paylaşmak istiyorum. Mesleğim gereği sohbet etme şansı bulduğum birçok vatandaşımız, ilçemizde hizmetin çok geriden gelmesinden şikayetçi. Neler yapılabilir, siz yerel yönetimde etkin bir rol oynasanız neler yapmak istersiniz? sorumuza verilen ortak cevapları derledim. Gelin genel manada vatandaşlarımız ne demiş ona bakalım. Depremzedelerin yerel yönetimlerden beklentileri, afetin büyüklüğü, etkilenen böl
Kıymetli AYNA okurları, bu yazımda sizlerle depremzedelerin yerel yönetimden beklentilerini paylaşmak istiyorum. Mesleğim gereği sohbet etme şansı bulduğum birçok vatandaşımız, ilçemizde hizmetin çok geriden gelmesinden şikayetçi. Neler yapılabilir, siz yerel yönetimde etkin bir rol oynasanız neler yapmak istersiniz? sorumuza verilen ortak cevapları derledim. Gelin genel manada vatandaşlarımız ne demiş ona bakalım.

Depremzedelerin yerel yönetimlerden beklentileri, afetin büyüklüğü, etkilenen bölgenin altyapısı, halkın ihtiyaçları ve mevcut kaynaklara göre farklılık gösteriyor. Ancak genel olarak, depremzedelerin yerel yönetimlerden talepleri, hayatta kalma, güvenlik, iyileşme ve uzun vadeli yeniden yapılanma süreçlerini kapsayan geniş bir yelpazeye yayılmakta. Yerel yönetimlerin bu talepleri hızlı ve etkili bir şekilde karşılaması, depremzedelerin psikolojik ve fiziksel iyileşme süreçlerini önemli ölçüde hızlandırabilir. Ancak ilçemiz vatandaşı bu adımların atılmamış olduğu ve hatta mevcut yönetimin ayakta kalmaya çalışan vatandaşı zor duruma düşürdüğünü dile getiriyor. Ben bu yazımda, sizlere mevcut durumu gazetemize konuşan vatandaşlarımızın ifadelerini ara başlıklarla derledim.
1. Acil Yardım ve Can Güvenliği
Deprem anında ve sonrasında, en temel beklenti hayatını kaybedenlerin tespiti, yaralıların hastanelere sevk edilmesi ve enkaz altında kalanların kurtarılmasıdır. Yerel yönetimler, deprem sonrası ilk müdahale için önceden hazırlıklı olmalı ve acil yardım ekiplerini hızlıca sahaya sürmelidir. Depremzedeler, sağlık hizmetleri, barınma alanları, gıda ve su temini gibi temel ihtiyaçların karşılanmasını beklerler. Aynı zamanda, güvenli alanların sağlanması ve bölgedeki altyapı sorunlarının hızlıca çözülmesi çok büyük önem taşır.
2. Geçici Barınma ve Altyapı Hizmetleri

Evlerini kaybeden depremzedeler, en acil ihtiyaçlardan biri geçici barınma alanlarının oluşturulması sürecini anlattı. “Yerel yönetimler, afet bölgesindeki geçici barınma alanlarında yaşam koşullarını iyileştirmeli ve bu alanların ulaşılabilir, güvenli ve sağlıklı olmasına özen göstermelidir. Biz seçim arifesinden bu yana tamamen yalnız bırakıldık. Bizi konteynerlerde 21 metrelik alana tıktılar, sonrası ilerleme yok. Geçici çadırlar, konteyner evler veya prefabrik yapılar gibi alternatif barınma çözümleri başta hızla devreye sokuldu ancak, biz ömrümüzün sonuna kadar burada mı geçireceğiz. Kışın soğuktan donduran, yazın plastik kokan hastalık yayan yapılar değil mi bunlar? Seçim arifesinde yalnız bırakılmayacaksınız dediler sonrası? Suyunuz - Elektriğiniz var mı? İnternet ihtiyacınız var mı? Gıdanız var mı, diye soran yok! Kimimizin ikameti; sağlık alanına, kimimizinki çarşıya uzak mesafede. Nasıl hareket edeceğiz bilemiyoruz? Konteynerlerin önünden çocuklarımız yağış altında bekliyor, durakları yok! Buraya durakları koymak seçilmişlerin görevi değil mi?

Ayrıca, altyapı hizmetlerinin hızla yeniden sağlanması da çok önemlidir. Elektrik, su, iletişim hatları ve yolların açılması, bölgedeki yaşamın normalleşmesi için kritik faktörlerdir. Biz hala İnternet bağlatamıyoruz! Yerel yönetimler, hasar gören altyapıların onarılmasına öncelik vermeli ve bunların mümkün olan en kısa sürede işlevsel hale gelmesini sağlamalıdır. Biz bu bizim görev alanımız değil ağlamalarından bıktık diye seçmedikmi sizi? Siz neyi bekliyorsunuz?
3. Psikolojik Destek ve Sosyal Hizmetler
Depremzedeler, hem fiziksel hem de psikolojik anlamda büyük bir travma yaşar. Bu nedenle yerel yönetimlerden beklenen bir diğer önemli hizmet, psikolojik destek ve sosyal hizmetlerin sağlanmasıdır. Depremin yarattığı travma, yalnızca binaların yıkılmasıyla sınırlı kalmaz; ailelerin dağılması, yakınların kaybı, uzun süren belirsizlikler gibi faktörler de insanları derinden etkiler. Bu nedenle, yerel yönetimler, kriz yönetimi ve psikolojik ilk yardım konusunda uzmanlaşmış ekipleri devreye sokarak, depremzedelerin iyileşme süreçlerine yardımcı olmalıdır.
Ayrıca, çocuklar, yaşlılar ve engelliler gibi grupların özel ihtiyaçları göz önünde bulundurulmalı ve bu kişilere yönelik özel destek programları oluşturulmalıdır. Yerel yönetimler, afet sonrası sosyal hizmetler ve destek ağlarını güçlendirmek için sivil toplum kuruluşlarıyla işbirliği yapmalıdır.
4. Yaraların Sarılması ve Yeniden Yapılandırma

Depremin etkilerinin giderilmesi yalnızca geçici barınma ve temel ihtiyaçların karşılanmasından ibaret değildir. Uzun vadeli beklentiler arasında, bölgenin yeniden yapılandırılması ve kalıcı konutların inşa edilmesi yer alır. Depremzedeler, yerel yönetimlerden, sağlam ve depreme dayanıklı konutların hızla inşa edilmesini bekliyor. Halk burada rezerv alan istemiyor diyenler; buna uyan yerel yöneticiler, meclis üyeleri ve muhtarlar ve diğerleri bu şehrin çehresini nasıl değiştirecek çok merak ediyoruz? Bu süreçte, yerel yönetimlerin halkla şeffaf bir iletişim kurarak, yeni yapıların planlama ve inşa aşaması olup olmadığını anlatması gerekmiyor mu? Biz sokakların süpürüldüğü, parkelerin onarıldığı haberleri okumak istemiyoruz. Biz bu şehri iyileştirecek proje görmek istiyoruz. Ayrıca, yerel ekonomi ve istihdamın yeniden canlandırılması için ekonomik destek projelerinin devreye sokulması gerekir. Yerel yönetimler, esnafın, tarımın ve diğer ekonomik faaliyetlerin hızlı bir şekilde toparlanabilmesi için teşvik edici önlemler almalı, iş gücü kaybını en aza indirmelidir.
5. Şeffaflık ve Katılımcılık
Depremzedeler, yerel yönetimlerin süreçlere şeffaf bir şekilde yaklaşmasını ve onların ihtiyaçları doğrultusunda kararlar almasını beklediklerini beyan ederken depremin ilk zamanları hızlıca barınma sorununu çözmeye çalışan vatandaşlara İlçe Belediyesinden ceza yağdığına da dikkat çektiler!
Depremin ilk zamanları kendimize ait tapulu alanımızda 40 metreyi geçmeyen bir alanda ev yaptık. Bize kaçak yapı yaptığımız gerekçesi ile ceza yazdılar! Bize kaçak yapı yaptıranların utanması gerekirken, ceza yazdılar. Bugün ruhsat bedelleri kaç tl bilen var mı? Ve ya çıkartılan diğer masraflar KAÇ TL? Depremden çıkmış bir vatandaşa bu reva görülmeli mi? Biz elektik faturası bedeli almayın, depremzede bu bedeli ödeyemiyor. derken seçilmiş irade bize aba altından sopa mı gösteriyor? Çektiğimiz acılar ne çabuk unutuldu! Ben size soruyorum Ümit bacım, Afad yada devlet Sutaşı’nda ilk Samandağ biberini çıkartan çiftçinin arazisine kaçak yapı yaptın diyerek Samandağ Belediyesi ceza yazdı mı? Şimdi depremin ilk zamanı değil miydi o süreçte! Sanki kaçak yapılar yeni yapılmış gibi davranıyorlar. Haaa hakkı görmek gerek şimdi yapılanlar yok mu? İllaki vardır. Ancak, Afad oraya ruhsat mı almış. İlçeyi hakkaniyetle yöneteceğine söz vermiş Belediye Başkanı ya da Meclis Üyeleri, bize resmi açıklama yapsın. Bize derken kamuoyuna. Başkanın bir yakınına da ceza yazdığı açıklamaları da yer aldı basında. Ancak ben size şunu soruyorum, İş ceza yazıp geçmek mi? Böyle mi kaçağın önüne geçilir? Yerel yönetimlerin halkla etkili bir şekilde iletişim kurması çok önemlidir. Bu cezaların izahı sizce var mı? Biz devletten MÜCBİR Sebep süre uzatımını bangır bangır bağırırken 30 bin TL’yi bulan cezaların yazılması vicdani mi? Bunu hangi yasaya dayandırdılar merak ediyorum. Ayrıca, yardımların adil bir şekilde dağıtılması ve kaynakların doğru kullanılması, depremzedelerin güvenini kazanmak adına büyük bir öneme sahiptir.
Yerel yönetimlerin depremzedelere yönelik beklentilere hızla yanıt vermesi ve toplumun yeniden yapılanma sürecini iyi bir şekilde planlaması, afet sonrası iyileşme sürecini belirleyen en önemli faktörlerden değil mi? Depremzedeler, yerel yönetimlerden sadece kısa vadeli acil yardım değil, aynı zamanda uzun vadeli iyileşme, yeniden yapılanma ve toplumsal dayanışmayı da beklemektedir. Bu sürecin başarılı bir şekilde yönetilmesi, bölgedeki toplumsal yapının yeniden inşa edilmesine ve halkın normal yaşantısına dönüşüne katkı sağlayacaktır. Biz seçilmişlerimizin yola hangi sözlerle çıktığını unutmadan sözlerini yerine getirmelerini bekliyoruz. Önümüzü tıkayan değil, önümüzü açan çözümler bekliyoruz. ‘Bunu yapamazsın yasal değil’ diyen bir iradenin, ‘bunu bu yolla yapmalısın doğrusu bu’ seçeneğini duymak istiyoruz! İmkanı olmayana, “yapamazsın” demekle sorun çözülmüyor! Zaman gelecek bu “yapamazsın” dediklerinizin yeniden OYuna ihtiyaç duyacaksınız! Tarih tekerrürden ibaret! Bu halk ağlayan değil, çözüm üretme gücünü gösterenin yanında duracak. Benden söylemesi. Selam ile!
Ümit Dadük Sağaltıcı

Comments (0)
Facebook Comments