Hidrobiyolog Mehmet Ali Dönmez  Yazdı SON VAHA ÖLÜ ASİ VE HAZİN BİR ÖYKÜ

Doğunun kraliçesi Eiselti, yerel adıyla sarı benekli kaplumbağa. Bilimsel adı Emys orbicularis eiselti olan tür ilk olarak Viyanalı doğal tarih müzesi küratörü Josef Eiselt tarafından toplanmış. 1966-1972 yılları arasında yaptığı bilimsel geziler esnasında Gaziantep sınırları içerisinde yer alan bataklıklardan elde ettiği 4 örneği Viyana’ya götürmüş. Sonrasında Prof. Uwe Fritz tarafından yapılan genetik analizlerle 1998 yılında bilim dünyasına tanıtılmış. Daha önce tüm Amik-Maraş Çöküntü Vadisi,

Hidrobiyolog Mehmet Ali Dönmez  Yazdı SON VAHA ÖLÜ ASİ VE HAZİN BİR ÖYKÜ

Doğunun kraliçesi Eiselti, yerel adıyla sarı benekli kaplumbağa. Bilimsel adı Emys orbicularis eiselti olan tür ilk olarak Viyanalı doğal tarih müzesi küratörü Josef Eiselt tarafından toplanmış. 1966-1972 yılları arasında yaptığı bilimsel geziler esnasında  Gaziantep sınırları içerisinde yer alan bataklıklardan elde ettiği 4 örneği Viyana’ya götürmüş.  Sonrasında Prof. Uwe Fritz tarafından yapılan genetik analizlerle 1998 yılında bilim dünyasına tanıtılmış.

Daha önce tüm Amik-Maraş Çöküntü Vadisi, Asi Nehri ve onu besleyen kollar ve bataklıklar boyunca yayılım gösteren  sarı benekli kaplumbağanın son gözlemlerle sözü edilen bölgelerde neslinin tükendiği saptanmış. Tek bir yer hariç!

Ölü Asi yani عاصي الميت (3asi ilmeyyit).

Ekolojik koşullardan dolayı sadece bir bölgede yaşayan canlı türlerine endemik türler denir. Terimin daha iyi anlaşılması adına Van Gölü’nde yaşayan inci kefali örnek verilebilir. Dünya’da sadece Samandağ’da yaşayan bir kaplumbağa türümüz var. Dar bir habitatta varlığını sürdürmeye çalışan eşsiz bir kaplumbağa.

Dinçer Ayaz ve arkadaşlarının 2021 tarihli makalelerinde bu türün sadece Ölü Asi yatağı içerisinde yer alan gölette bulunduğu belirtilmiş. Aynı makaleye göre sarı benekli kaplumbağanın 100 bireyinin kaldığı tahmin ediliyor. 109 örnekleme alanının 105’inde sarı benekli kaplumbağa görülmemiştir. Asi nehrinin ölü kolunda gözlenebilen bu tür için Dinçer Ayaz ve arkadaşları yok oluşun eşiğinde nitelemesinde bulunmuştur

Nesli tehlike altında olan sarı benekli  kaplumbağa ile ilgili son güncel çalışma Avusturyalı bilim insanı Dr. Peter Praschag tarafından yapıldı. Ege Üniversitesi’nin katkılarıyla bir ıslah programı kapsamında türün korunması ve çoğaltılması konusunda çalışmalar yürürlüğe kondu. 2022 yılından bu yana yörede çalışmalarını sürdüren Praschag, 2024 yılı Ağustos ayında yaptığı örneklemelerde 22 birey yakalamış eşey özellikleri, boy, kilo gibi parametreleri değerlendirdi. Praschag ayrıca Ölü Asi yatağının çöp ve hafriyat dökümü ve tarımsal pratikler yüzünden gittikçe daraldığını sarı benekli kaplumbağa türü için çok fazla vaktin kalmadığını ifade ediyor. Avusturyalı bilim insanı Peter Praschag türün devamını garantiye almak üzere üretme çiftliğinin kurulması ve minimal düzeyde olsa bile yaşam alanlarının korunmasını öneriyor.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Tabiat Varlıklarını Koruma Genel Müdürlüğü’nün de üyesi olduğu Doğal Kaynakları Koruma Birliği’nin (IUCN) nesli tehlikede olan türler için hazırladığı 10 aşamalı listeye göre E. o. eiselti, CR yani kritik tehlikedeki türler kategorisinde yer alıyor.

Türkiye’den bilim insanlarının sarı benekli kaplumbağa türünün tür eylem planı çerçevesinde Çevre ve Orman Bakanlığı nezdinde müracaatları mevcut.

Sarı benekli kaplumbağanın neslinin devamı için gerekli olan minimum yaşam alanı

Ölü Asi’nin yer aldığı alan çok hissedarlı özel mülkiyete konu olan bir alan. Sadece ufak bir bölümü belediye uhdesinde yer  almakta. Alanın büyük bölümünün özel mülkiyette olması sarı benekli kaplumbağanın korunmasına yönelik atılacak adımların önünde engel teşkil etmektedir. Bu nedenle kamulaştırma, kiralama, satın alma vesaire seçenekler gündeme alınabilir.

Ölü Asi’nin korunması adına etrafındaki moloz, hafriyat ve çöplerin temizlenmesi, kaplumbağanın habitatını daraltan dolgu işlemlerine engel olunması ile koruma çalışmalarına başlanabilir. Sonrasında alanın çeşitli hayvan bitki gruplarının yaşadığı ekolojik parka dönüştürülmesi ve beraberinde kaplumbağa çoğaltma tesisinin kurulması neslin devamını garantiye alacaktır.

Çoğumuz bu türün varlığından haberdar bile değil. Yerel yönetimler başta olmak üzere hepimize düşeni yerine getirip genetik mirasımızı korumamız gerekiyor. Hasılı kelam Samandağ sadece içinde yaşayan insanlara ait değildir. Doğal zenginliklerimizi, biyolojik çeşitliliğimizi, Milleyha’yı, Ölü Asi’yi korumak için yapılması gerekenler çok basit. En nihayetinde ; Ölü Asi  yok olmasın