"Kendi Toprağında Yabancı Muamelesi"

HATAYLI ÇİFTÇİYE '1 METRE' SINIRI VE AĞIR ARAMA TEPKİSİ Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, TBMM Genel Kurulu’nda Hatay sınır köylerinde yaşanan tarımsal krizi ve güvenlik uygulamalarını sert bir dille eleştirdi. Çiftçinin kendi tarlasına girerken "Suriye’ye geçer gibi" arandığını belirten Çalışkan, ürünlere getirilen boy kısıtlamasının bölge ekonomisini bitirdiğini söyledi. Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, Meclis kürsüsünden yaptığı konuş

 HATAYLI ÇİFTÇİYE '1 METRE' SINIRI VE AĞIR ARAMA TEPKİSİ

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, TBMM Genel Kurulu’nda Hatay sınır köylerinde yaşanan tarımsal krizi ve güvenlik uygulamalarını sert bir dille eleştirdi. Çiftçinin kendi tarlasına girerken "Suriye’ye geçer gibi" arandığını belirten Çalışkan, ürünlere getirilen boy kısıtlamasının bölge ekonomisini bitirdiğini söyledi.

Saadet Partisi Hatay Milletvekili Doç. Dr. Necmettin Çalışkan, Meclis kürsüsünden yaptığı konuşmada, Hatay’ın sınır hattında yer alan köylerde tarımın bitme noktasına geldiğini ve üreticilerin ağır baskı altında olduğunu dile getirdi. Çalışkan, güvenlik gerekçesiyle uygulanan prosedürlerin, vatandaşa "ikinci sınıf insan" muamelesi yapılmasına neden olduğunu savundu.

"Burası Suriye Değil, Hatay"

Özellikle sınır hattındaki Sarıbük, Hacıpaşa, Kansu, Bohşin, Keskincik, Kıyıgören, Ziyaret ve Karbeyaz köylerinde yaşanan mağduriyetleri gündeme taşıyan Çalışkan, çiftçilerin tarlalarına ulaşabilmek için her gün kimlik kontrolü ve üst aramasından geçirildiğini belirtti.

Uygulamalara tepki gösteren Çalışkan, "Kendi tarlasına gitmek için böyle bir prosedür kabul edilemez. Burası Suriye değil, Hatay. Vatandaş kendi toprağında yabancı muamelesi görüyor" ifadelerini kullandı.

1 Metre Sınırı: Mısır ve Tütün Yasak

Bölgedeki tarımsal üretimin güvenlik politikaları nedeniyle kısıtlandığına dikkat çeken Çalışkan, "1 metreden yüksek ürün ekme yasağı" olduğunu açıkladı. Bu yasak nedeniyle Hatay’ın en verimli ürünleri olan mısır ve tütünün ekilemediğini, çiftçinin tek bir ürüne (biber) mahkûm edildiğini belirtti.

Sadece ekim sürecinde değil, hasat ve nakliye sırasında da büyük sorunlar yaşandığını vurgulayan Çalışkan şu detayları paylaştı:

"Üretici tarlaya girişte saatlerce kuyruk bekliyor. Bu hem zaman hem de para kaybı demek. Üstelik denetimler sırasında çiftçinin binbir emekle yetiştirdiği ürünler tahrip ediliyor. Traktör üzerindeki biberler ayakla eziliyor, demir çubuklarla tek tek deliniyor. Bu nasıl bir denetim anlayışıdır?"

"Hatay Boşalırsa Sınırı Kim Koruyacak?"

Necmettin Çalışkan, mevcut uygulamaların sadece ekonomik değil, demografik ve stratejik tehlikeler de barındırdığı konusunda hükümeti uyardı. Bölge halkının tarımdan uzaklaşmasının iç göçü tetikleyeceğini belirten Çalışkan, konuşmasını şu sözlerle tamamladı:

"Bu toprakların ekimine engel olursanız, ülke ithalata mahkûm olur. Daha da önemlisi Hatay boşalırsa, Hatay’ı kim koruyacak? Unutulmamalıdır ki Hatay, bu ülkenin sınır karakoludur. Çiftçinin sorunları bir an önce çözülmeli ve insan onuruna yaraşır bir düzenleme yapılmalıdır."

Ümit Dadük Sağaltıcı