KEŞKE
Ufukta ansızın bir gemi belirip bizi ‘kurtaracak’ demiyorum, belki bir umut bu arada yüzmeyi öğreniriz demek istiyorum. Açıkçası Samandağlı olup da yüzmeyi bugüne kadar öğrenmemiş olmak ayıp gelmiyor da değil bana. Herkes gibi ‘’Keşke’ ’lerim var işte benim de. Yazı değil bu yazdığım, bu adressiz köşede bir tür sayıklamam mı desem, bilmiyorum. ‘’Keşke’’ güvercinlerin kanatlarını yolmasaydık, başakları dağıtıp hasadın kalbine emeğin yüreğine Samandağ’ın sırtına hançeri saplamasaydık… ‘’Anlayana k
Ufukta ansızın bir gemi belirip bizi ‘kurtaracak’ demiyorum, belki bir umut bu arada yüzmeyi öğreniriz demek istiyorum. Açıkçası Samandağlı olup da yüzmeyi bugüne kadar öğrenmemiş olmak ayıp gelmiyor da değil bana.

Herkes gibi ‘’Keşke’ ’lerim var işte benim de. Yazı değil bu yazdığım, bu adressiz köşede bir tür sayıklamam mı desem, bilmiyorum.
‘’Keşke’’ güvercinlerin kanatlarını yolmasaydık, başakları dağıtıp hasadın kalbine emeğin yüreğine Samandağ’ın sırtına hançeri saplamasaydık…
‘’Anlayana kadar bunca yaprağım döküldü/içimde ki papatyanın yüzü geceye döndü’’ diyen şairimiz su serpti gönlümüze…
Bir gözü gülen bir gözü ağlayan dünya…
Günlerdir aylardır, dostların ziyafet, eğlence gibi paylaşımlarına ‘’Like’’ yapmaya gitmiyor elim ..
Hayır, yiyip içmeyin demiyorum.
Bir yanımda Gazze’de beyaz kefenlere sarılı yavrularını öpüp koklayan insanların arasında sosyal medyada dolanırken ve bunu herkes görürken;
Bombalandığı yerlerde toplanamadıkları için haftalardır ortada kalan ve köpekler tarafından parçalanan cesetler görüyorum.
Benim gibi bay Guterreste de görüyor..
Bay Macron da görüyor…
Amerikan Başkanı ve senatörleri de görüyor..
Sizler, hepiniz görüyorsunuz!
Bu vahşet karşısında seyirci olmak nasıl bir şey …
Aklına yiyecek ve barınacak hiçbir şeyi olmayan çocuklar gelmeden mükellef bir sofraya oturup atıştırabilenlere bravo doğrusu!
İnsan yorulur bir gün, artık ölsem der…
Şu anda dünyada bomba yemeyen bütün masalarda …
Bir delilik, bir çılgınlık yapmak ister insan bazen..
O güne kadar yapmadığı bir çılgınlık…
Benim de aklımdan öyle şeyler geçer bazen…
Güvercinleri kaçırmak mesela…
Bir mayın tarlasında…
‘’Hayat güzeldir’’ Filminde, Nazilerin toplama kampında küçük oğluna bu bir oyundur diyen o babayı hatırla mısınız?
Nasıl da eğlenceli bir oyuna çevirmişti o trajediyi adam…
Yaşadıklarımız acı, hayallerimiz tatlı…
Uzayıp gider asfaltlar bulvarlar patikalar..
Telgrafın tellerine kuşlar da konar..
Bazen neşeyle, bazen öfkeyle, bazen kederle geçer gider hayat..
Hayır susun…
Hayatın ne kadar yaşamaya değer olduğunu anlatmayın bana…
Benim mutluluk tavsiyelerine ihtiyacım yok…
Şu bir yanı mutlu, bir yanı mutsuz olan dipsiz dünyada mutsuzların tarafında mutlu olmayı öğrendim ben...
Kan damlamamış toprağı olmayan bu Samandağ da…
Bir nebze olsun mutlu olmaz mı insan?
Çamaşırları küllü suda yıkanan bir çocuk olduktan sonra…
17 Ekim 2024.
Ümit Dadük Sağaltıcı

Yorumlar (0)
Facebook yorumları