3 BOYUTLU MOZAİKLERİ GÖRENLERİ HAYRAN BIRAKIYOR
Kerpetenle taşlara hayat veren kadın; Menel Hüzmeli gazetemize konuştu! Medeniyetler beşiği Anadolu’nun binlerce yıllık tarihine tanıklık etmiş olan doğal taşlar, kerpeten yardımıyla tek tek işleniyor ve bir sanat eserine dönüştürülüyor. Geçmişin derinliklerinden günümüze kadar uzanan ve taşlarla resim çizilen mozaik sanatı sanatçısı, kendi Kökleri de Samandağ İlçesi Sutaşı Mahallesine uzanan, çalışmaları ile gurur duyduğumuz Menel Hüzmeli ile konuştuk. Sanatı parmaklarına işlediği kadar, ruhuyl
Kerpetenle taşlara hayat veren kadın; Menel Hüzmeli gazetemize konuştu!
Medeniyetler beşiği Anadolu’nun binlerce yıllık tarihine tanıklık etmiş olan doğal taşlar, kerpeten yardımıyla tek tek işleniyor ve bir sanat eserine dönüştürülüyor. Geçmişin derinliklerinden günümüze kadar uzanan ve taşlarla resim çizilen mozaik sanatı sanatçısı, kendi Kökleri de Samandağ İlçesi Sutaşı Mahallesine uzanan, çalışmaları ile gurur duyduğumuz Menel Hüzmeli ile konuştuk. Sanatı parmaklarına işlediği kadar, ruhuyla da besleyen Hüzmeli, üç boyutlu çalışmalarıyla mozaik kültürünü yeni bir boyuta taşıyor. Son dönemde özellikle ağaç motifleriyle yaptığı eserlerle dikkat çeken sanatçı, mozaiklerine derin anlamlar katıyor. Renkli taşlar ve seramik parçaları kullanarak doğanın ihtişamını ve ağaçların huzur verici güzelliklerini eserlerinde canlandırıyor.


“Zeytin ağacı gibi verimli olmak lazım bu evrende, yüzyılları deviren yaşlı bir zeytin ağacı gibi.
Bitkiler bizlerden çok uzun yıllar önce evrende yerlerini alıp görevlerini yerine getirmeye başlamışlardı, biz insanların kainattaki varlık geçmişi o kadar genç ki, kadim ağaçlara ve bitkilere bakıp öğreneceğimiz çok şey var.
Sert ve yaralayıcı geçen koyu kış mevsimi
Yakıcı ve susuz geçen yaz mevsimi
Diğer hayvanların verdiği zararlar gibi
İnsan oğlunun hayatına çok benzer aslında.

Başka insanların sizin hakkında düşündüğü sizi hiç üzmesin o düşünceler sizi ilgilendirmez o kişiye aittir, sert yaralayıcı koyu bir kış mevsimidir sadece, elbet geçer gider.
Başka insanların sizin düşüncelerinizi hayallerinizi yakıp yıkmasına izin vermeyin. Onlar yapamadıkları ve cesaret edemedikleri düşünce ve hayalleri sizin yapabildiğinizi görünce sizi yakmaya, yıkmaya çalışırlar. Ama asıl yakıp küle çevirdikleri kendi ruhlarıdır kurak ve susuz kalırlar tıpkı yakıcı bir yaz mevsimi gibi.
Başka insanların benliğinize, kişiliğinize, özsaygınıza, karakterinize saldırmasına izin vermeyin güçlü, verimli, üretici, yıllarca dimdik durabilen ve tüm saldırılara rağmen mevsimi gelince meyvesini her geçen yıldan daha da olgun veren bir zeytin ağacı olun.
Demişim 01 Aralık 2021 de, yine bir zeytin ağacı çalışmasının altına yazmışım bu yazıyı o an bu sözler dökülüvermiş yüreğimden” şeklindeki notları sanatın ve sanatçının bir bütün olduğunu zaten mühürlüyor.
Hüzmeli’nin Antakya’da yaptığı zeytin ağacı mozaiği büyük beğeni toplarken, Avrupa, Orta Doğu ve Uzak Doğu’da da ses getirdi. Sanatçı, bu ilgiden dolayı son derece mutlu olduğunu belirterek, “Mozaik serüvenime tam gaz devam ediyorum. Deprem sonrası sanatımla ilgili birçok teklif aldım. Özellikle Antakya’daki zeytin ağacı eserim büyük ilgi gördü” dedi.

Menel Hüzmeli ayrıca İzmir Efes Selçuk’ta HIS Travel tarafından oluşturulan bir sanat merkezinde mozaik sanatını icra ediyor ve dünyanın dört bir yanından gelen misafirlere Antakya’nın mozaik geleneğini anlatıyor. Sanatçının eserleri Suudi Arabistan Riyad’da sergilenirken, Amerika, Avustralya, İtalya ve İsviçre gibi ülkelerden yoğun ilgi görüyor ve eserleri satılıyor.
Hüzmeli, çalışmalarını büyük bir özenle sürdürdüğünü ve uluslararası alanda tanınırlığını artırmak için çaba gösterdiğini belirterek, “Eserlerimle doğanın ve mozaik sanatının güzelliklerini dünyaya duyurmak benim için büyük bir onur” diye ekledi.
‘Hiç kimsenin desteği olmadan atölyemi açtım, bir kilo taşla başladı benim mozaik maceram’ diyen Menel Hüzmeli, “o 1 kiloyu işleyip satarak 2 kilo taş aldım ve böyle böyle ilerledi çalışmalarım. Şu an ise dünyanın dört bir yanına eserler gönderiyorum. Efes Selçuk bölgesinde yurt dışından gelen Uzakdoğu insanına Amerikalılara, Ruslara dünyanın dört bir yanından gelen insanlara Hatay Antakya’nın mozaiğini anlatıyorum. Antakya'da depremde yaşananları anlatıyorum unutmuyorum, unutturmamaya çalışıyorum.
3 boyutlu mozaiklere öncülük yaptım, atölyemi kurduktan sonra 3 boyutlu eserler ortaya çıktı. Ne olduysa oradan başladı her şey.
Antakya’nın yıkılmış sokaklarını tasvir ettim ve o çalışmalar Avustralya’ya, Amerika'ya, Japonya’ya gitti. Şu an tekrar elimde eski bir Antakya sokağını işliyorum ve ben bunları satarken de anlatıyorum ‘bakın diyorum burası eski Antakya sokakları birçok tarihe şahit olmuş evler ve sokaklar ama şu an yoklar depremde yok oldular’ diyorum.
Depremden 3 ay sonra Rüzgar beni İzmir'e savurdu önce ailemi Seferihisar Sığacık’a yerleştirdim. Oradan da Efes Selçuk'a geçiş yaptım. Şu an Efes Selçuk’ta uluslararası çalışan bir turizm acentasının mozaik sanatçısıyım. Firmamız Japon menşeli. His Travel Yurtdışı Eğitim Danışmanlık Hizmetleri Limited Şirketi olarak geçiyor.
Burada dünyanın dört bir yanından gelen misafirlerimizi ağırlıyor ve sanatımızı aktarmaya çalışıyoruz benim gibi başka sanatçı arkadaşlarım da var ben Antakya’nın mozaik sanatını Antakya gibi Antakya'da yaşanan büyük felaketi elimden geldiğince dilim döndüğünce aktarmaya çalışıyorum
Büyük zorluklarla belediyenin yardımlarıyla göçük altından çıkardığım zeytin ağacım anıt eser olarak anılıyor. Anıt Eser yurt dışından gelen misafirlerimizin dikkatini çok çekiyor Ve çok ilgileniyorlar” dedi.
Hüzmeli, ‘neden anıt Eser?’ sorumuza “Çünkü yaşadığımız yüzyılın felaketinden sonra göçük altından dimdik ayakta çıkan Mağrur ve güçlü, Kudretli folluğun bereketin ve barışın sembolü zeytin ağacı depremde de yıkılmayarak yine gücünü ve kudretini gösterdi.
Eserimi tarihin göbeğinden alıp, tekrar tarihin göbeğinde sergiliyorum. Efes Selçuk’ta artık orada yeni sahibini bekliyor. Yaşadığımız büyük felakette herkes gibi benim de atölyem, evim yıkıldı. Ben de Hatay'da bulunan herkes gibi birçok sevdiğim insanı kaybettim. Yaşadığım büyük acıları, kayıpları mozaik sanatı ile hafiflettim. Önümüzdeki günlerde yurt dışından gelen ve İzmir bölgesinde bulunan misafirlerimiz için mozaik eğitimlerini de başlatacağım.

Mozaik sanatı çok değerli ve kıymetli bir dal. Muazzam bir rehabilite etme özelliği var ve dilerim ki birçok insanın yolu bir gün mozaik sanatıyla kesişir” dedi.
30 Ağustos Zafer Bayramının önemine de değinen Hüzmeli, Çağının çok ötesinde bir vizyona sahip olan Mustafa Kemal Atatürk’ün kadın haklarına bakış açısının, bugünün kadınının varlığında mihenk taşı olduğunu belirterek; “kadınların ve kız çocukları için fırsat eşitliğinin geliştiği, erkeklerle eşit haklara sahip olduğu ve haklarına sahip çıktığı bir ülke olarak ilerleyebilir, refah seviyemizi artırabiliriz. Kadınlarımıza ve kızlarımıza fırsatlar verildiğinde çok büyük işler çağırabileceğimizin kanıtıdır Menel Hüzmeli. Bugün cumhuriyetin kuruluşunu mümkün kılan çok kıymetli bir günün yıl dönümü. 30 Ağustos Zafer Bayramı'nda, bu toprakları bize vatan yapan ecdadımızı, Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını minnet, şükran ve rahmetle anıyoruz. Yeni nesillerin bu şanlı tarihi unutmadan geleceğe daha güvenle bakmaları temennisiyle... 30 Ağustos Zafer Bayramınız kutlu olsun”dedi.
Ümit Dadük Sağaltıcı

التعليقات (0)
Facebook Comments