Hüsamettin KAZAN yazdı... HAYATLARI ‘’HİKÂYE’’ OLAMAYACAKLAR; ‘’HİKÂYE’’ İSTEMİYOR.
Nedir Hikâye? Diğer adı ‘ ’Öykü’dür. ‘’ Kulağa hoş gelen, anlamlı olduğu için, bazı aile çocuklarına bu ismi (ÖYKÜ ismini ) vermişlerdir. Hikâye (Öykü) kelimesi Türkçe Sözlük’te “ Gerçek veya tasarlanmış olayları anlatan düzyazı türü. ” biçiminde tanımlanmaktadır. Hikâye (Öykü), insanoğlunun ilk edebî ürünlerinden olan destanlar la birlikte doğmuş ancak günümüze kadar önemli değişimler geçirmiştir. Hikâyenin (Öykü’nün) modern anlamda edebî tür hâline gelmesi 19. yüzyıl yazarlarının metinleriyle
Nedir Hikâye?
Diğer adı ‘’Öykü’dür. ‘’
Kulağa hoş gelen, anlamlı olduğu için, bazı aile çocuklarına bu ismi (ÖYKÜ ismini) vermişlerdir.
Hikâye (Öykü) kelimesi Türkçe Sözlük’te “Gerçek veya tasarlanmış olayları anlatan düzyazı türü.” biçiminde tanımlanmaktadır.

Hikâye (Öykü), insanoğlunun ilk edebî ürünlerinden olan destanlarla birlikte doğmuş ancak günümüze kadar önemli değişimler geçirmiştir. Hikâyenin (Öykü’nün) modern anlamda edebî tür hâline gelmesi 19. yüzyıl yazarlarının metinleriyle mümkün olmuştur. Özellikle Fransız yazar Maupassant (Maposan) ve Rus yazar Çehov, kendi adları ile anılan hikâye (Öykü) tarzlarının kurucuları arasında yer alır.
Hikâyeler (Öyküler) genellikle insanı merkeze alan edebî metinlerdir. Hikâyelerde(Öyküler’de) hayatın belli bir kesiti ele alınır. Olayların içindeki kişiler belirgin özellikleriyle sunulurlar. Bu tür edebî metinlerde olaylar belirli bir zaman ve mekânda gerçekleşir. Zaman ve mekâna ilişkin öğeler, hikâyedeki olayların akışını veya kişilerin özelliklerini doğrudan etkilemektedir. Günümüzde hikâyelerin giderek kısaldığı ancak anlatım bakımından yoğun bir yapıya kavuştuğu görülmektedir.
Hikâye(Öykü) yazmakta, hikâye(Öykü) bilmekte, hikâye (Öykü) anlatmakta, hikâye (Öykü) okumakta meziyet ister. Zor iştir.
İnsan bilmediğine, düşman olurmuş derlermiş. Katılır mısınız?
Sinema sanatçısı rahmetli Tuncel KURTİZ ‘in; Hikâye(Öykü) ile ilgili iki repliği bu sözcüklere yüklenebilecek en derin anlamları taşır.
Birincisi; ‘’ Sana bir hikâye anlatıyım mı kardeş ?’’
İkincisi; ‘’Kardeş, sana bir hikâye borcum var, değil mi? giderayak ödeşelim istersen, anlatayım mı hikâyeyi?’’
Ve şöyle devam eder:
- anlat dayı.
- Haaa... Bir gün içerdeyken avluda bir çocuk gördüm.
Çocuk perperişan,
Dünya başına yıkılmış gibi üzgün.
Yanına gittim. "niye böyle üzgünsün çocuk?" dedim.
Baktı.
"Dayı" dedi.
"Dayı, beni öldürdüler." Dedi.
Güldüm, teselli edeyim dedim.
"Çocuk," dedim
"Burada herkes ya ölmüştür, ya öldürmüştür zaten."
Kaldırdı kafasını, bana baktı. "Mesele o değil, mesele ölmek değil, dayı" dedi.
Mesele neymiş biliyor musun? Kardeş.
- Neymiş mesele dayı?
- Mesele, en mutlu olduğun o gün, en güzel hayaller kurduğun o gün ölmekmiş mesele. Neymiş mesele kardeş ?
- Neymiş dayı?
Mesele ölmek değil, mesele dost bildiğin, en güvendiğin adamın eliyle ölmekmiş mesele.
işte böyle dedi o çocuk bana.
Şimdi anladın mı kimmiş o avludaki çocuk, kardeş?
Anladım dayı, anladım.
Ezel dizisinde alınan bu hikayeyi paylaşırken rahmetli Tuncel KURTİZ ‘i saygı ve sevgi anıyorum. Ülkemize, ilimize ,ilçemize ve şahsımıza kader çizdiği düşünen muktedirlere bir hikâye (Öykü) borcumuz var. Biliyorum. Hikaye hazır…
Konu dışımda bir öneride bulunmak istiyorum. Yüksel Acun Anadolu Lise’sinin isim hakkından vazgeçilmişse;
9 Haziran 2017'de öğrencilerine karnelerini verdikten sonra eve gitmek üzere, okuldan arkadaşlarıyla ayrılan yolda düzenlenen saldırıda, bulunduğu araca isabet eden kurşunla ağır yaralanıp; Kozluk Devlet Hastanesi'nde müdahaleye rağmen kurtarılamayan; 22 yaşındayken ilk görev yerinde şehit düşen; Şenay Aybüke Yalçın ‘nın ismini ilçemizde yaşatmak için; Şenay Aybüke Yalçın Anadolu Lisesi olmasını öneriyorum.
(‘’Kardeş, sana bir hikâye borcum var, değil mi? giderayak ödeşelim istersen, anlatayım mı hikâyeyi?’’)

Yorumlar (0)
Facebook yorumları