ERYILMAZ: SURİYE’NİN DÜŞMESİ KESİNLİKLE TÜRKİYE’NİN LEHİNE OLMAYACAK

24. Dönem Hatay Milletvekili geçmiş dönem Samandağ Belediye Başkanı Avukat Refik Eryılmaz, suriye gündemine kayıtsız kalmadı. Avukat Eryılmaz, basına konuştu. Avukat Eryılmaz, konuşmasında Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’la bir görüşmesinde söylediği sözleri vatandaşlarla paylaştı. Avukat Eryılmaz, hatırlatmasında Devlet Başkanı Esad’ın “ Cebinize Akrep Koyarsanız Bir gün Mutlaka Sizi Isırır” sözünü gündeme taşıdı. Avukat Eryılmaz konuşmasının devamında; “Başta Birleşmiş Milletler Örgütü olmak

ERYILMAZ: SURİYE’NİN DÜŞMESİ KESİNLİKLE TÜRKİYE’NİN LEHİNE OLMAYACAK

24. Dönem Hatay Milletvekili geçmiş dönem Samandağ Belediye Başkanı Avukat Refik Eryılmaz, suriye gündemine kayıtsız kalmadı. Avukat Eryılmaz, basına konuştu. Avukat Eryılmaz, konuşmasında Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’la bir görüşmesinde söylediği sözleri vatandaşlarla paylaştı. Avukat Eryılmaz, hatırlatmasında Devlet Başkanı Esad’ın “ Cebinize Akrep Koyarsanız Bir gün Mutlaka Sizi Isırır” sözünü gündeme taşıdı.

Avukat Eryılmaz konuşmasının devamında; “Başta Birleşmiş Milletler Örgütü olmak üzere, ABD, NATO ve Türkiye’nin terör örgütü olarak kabul ettiği HTŞ (Tahrir-El Şam ) Cihatçı radikal silahlı gruplar Halep’i işgal etti .

Bu saldırıya paralel olarak Türkiye’nin destek verdiği eski adı ÖSO yeni adı Suriye milli ordusu da Tel Rıfat bölgesine saldırı gerçekleştirdi.

Bu bölgelerde çatışmalar yaklaşık bir haftadır devam ediyor.

Bu saldırı ve işgallerden sonra ABD, İsrail ve özellikle Türkiye’deki mezhepçi dinci gruplar ve yandaş basın zafer kutlamaları yapmaya başladı.

Bunun karşısında Başta Rusya ve İran olmak üzere bölge ülkelerden Irak, Mısır Birleşip Arap Emirlikleri de Terör Örgütü HTŞ’nin Halep’i işgalinden rahatsızlık duymuş ve Sayın Beşar Esad’a destek vereceklerini ifade etmişlerdir.

İşte başta Rusya ve İran olmak üzere rahatsız oldukları anlaşılan bölge ülkelerinin Suriye devletine yapacakları yardımlar önümüzdeki süreçte Suriye’nin geleceğini belirleyecektir.

Büyük Orta Doğu Projesi kapsamında Amerika ve İsrail’in bölgeyi yeniden dizayn etmeye çalıştığını ve uydu devletler kurmaya çalıştığını hepimiz çok iyi biliyoruz.

ABD, Radikal cihatçı terör örgütü HTŞ'yi hem terör örgütü ilan ediyor hem de her türlü silah, lojistik ,teçhizat ve istihbarat yardımı yapmaktan geri durmuyor.

HTŞ(Tahrir-el Şam) cihatçı, terör örgütü;

ABD ve İsrail’in kurduğu bir silahlı taşeron örgüttür. Aralarında bir tek Suriye’li dahi yoktur. Sözüm ona Suriye’yi özgürlüğüne kavuşturmak için Mücadele ediyorlar. Tabi yersen!

Bu örgütün üyeleri, ABD ve İsrail tarafından, dünyanın farklı ülkelerinden

(Uygur, Tacik, Fas, Yemen ve değişik Avrupa ülkelerinden) toplanıp Suriye’ye getiriliyor,

Eğitiliyor, besleniyor, en ağır silahlarla donatılıyor. Sonra Suriye’yi bölmek için sahaya sürülüyor.

Biz 14 yıldır bas bas bağırıyoruz. ABD ve İsrail Büyük Orta Doğu Projesi kapsamında Suriye’yi bölmek istiyor. Suriye’nin bölünmesi de Türkiye’nin bölünmesi sürecini beraberinde getirecektir dedik ama bir türlü dinletemedik.

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan, Esad’a çağrıda bulunarak siyasi bir çözüm için muhalefetle masaya oturmasını talep ediyor. Tabiki bu sorun masada çözülmeli ve bunun için bir siyasi süreç yürütülmelidir. Buna kimsenin itirazı olamaz. FAKAT KİMİNLE?

Halep’i İşgal eden terör örgütü HTŞ ile mi? Yoksa Suriye’nin kuzeyini işgal eden ve ABD’nin himayesinde olan PKK/PYD terör örgütü ile mi?

Yoksa İdlip’i işgal eden silahlı terör örgütü EL Nusra veya ÖSO ile mi?

Yani Suriye’de siyasi süreci kiminle yürütmeyi talep ediyorlar?

Eğer AKP Hükümeti’nin kastettiği sadece ÖSO ise bu mümkün mü?

Suriye’nin önemli bir bölümünü işgal eden PKK/PYD, HTŞ ve diğer birçok silahlı terör örgütünü kim tasfiye edecek? Kim ikna edece? Kim silah bıraktıracak?

Ve bunlarla nasıl masaya oturulacak?

Ayrıca Suriye’yi bölmek isteyen ve Suriye’nin kuzeyinde onlarca üssü bulunan ABD ve İsrail

Suriye’de siyasi bir çözümü kabul edecek mi? İkna edilebilecek mi?

AKP hükümeti ve dolayısıyla Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın bu sorulara cevap bulması gerekmiyor mu ?

Mevcut fiili durum karşısında nasıl bir siyasi çözüm bulunacak bu somut olarak ortaya konmak zorundadır.

Tekrar ediyorum Hem PYD terör örgütünün hem de HTŞ ve diğer birçok silahlı terör gurubunun ipleri ABD ve İsrail’in elindedir.

Suriye’yi bölmek isteyen bu ülkeler Suriye’de siyasi bir çözümden yana olabilirler mi?

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan bu terör örgütlerini silah bıraktırmaya ikna edebilir mi? Ben bunun mümkün olmadığını düşünüyorum. Bu nedenle Sayın Erdoğan’ın siyasi çözüm bulunsun yönündeki açıklamaları Suriye’de mevcut fiili durum nedeniyle pek mümkün görünmemektedir. Bu silahlı gruplar tasfiye edilmedikçe Suriye’de bir siyasi çözüm olacağına da inanmıyorum. Terör gruplarıyla masaya oturulmaz, uzlaşı sağlanmaz ve siyasi çözüm de bulunmaz. Korkarım ki şu anda hükümetin sıcak baktığı silahlı gruplar bir gün silahları bize doğrultmasın.

Sayın Esad’la görüşmemizde söylediği anlamlı bir sözü paylaşmak istiyorum; “ CEBİNİZE AKREP KOYARSANIZ BIRGÜN MUTLAKA SİZİ ISIRIR”

Maalesef biz cebimize sadece Akrep koymakla kalmıyoruz aynı zamanda Ayı ile yatağa da giriyoruz. Allah ülkemizi ve halkımızı bu cahil, insanlık düşmanı radikal cihatçı teröristlerden korusun.

AKP hükümeti Suriye’deki bataklıktan kurtulmak ve ülkemizin ulusal güvenliğini riske etmek istemiyorsa bölge ülkeleri Rusya, İran, Irak ve Suriye yönetimi ile ortak bir strateji geliştirmek zorundadır.

Çözümü, Suriye’yi bölmek isteyen Amerika ve İsrail’in politikalarına taşeronluk yapan Cihatçı silahlı gruplarla değil Suriye’nin birlik ve bütünlüğünden yana olan bölge ülkeleri ile aramak zorundayız.

Radikal Cihatçı grupların Suriye’de gerçekleştirdikleri bu son saldırıdan sonra Rusya ve İran Türkiye’nin Astana mutabakatına aykırı davrandığını ve bu guruplara yol verdiğini, destek verdiğini düşünüyor. İşte bu gelişme önümüzdeki süreçte Türkiye’yi, Suriye konusunda bölgede yalnız kalma riski ile karşı karşıya bırakmaktadır.

Şu çok net, Suriye’nin düşmesi kesinlikle Türkiye’nin lehine olmayacak ve Suriye’nin bölünme sürecini hızlandıracaktır.

AKP hükümeti maalesef bu siyasi iradeyi 14 yıldır ortaya koyamıyor. Peki, bundan sonra bu iradeyi ortaya koyabilecek mi? Ben pek ihtimal vermiyorum ama umarım bu sefer yanılırım.

Maalesef Büyük Orta Doğu projesinin eş başkanlığı görevi bu sağduyuya engel oluşturmaktadır.

İşte bu noktada başta muhalefet olmak üzere Suriye’nin bölünmesine karşı olan bütün güçlere önemli görevler düşmektedir.” Şeklinde sürdürdü.

Ümit Dadük Sağaltıcı